Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/7106 E. 2010/8215 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7106
KARAR NO : 2010/8215
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’nın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları yeğeni olan diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece aciz belgesi ibraz edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davalar elinde geçici yada kesin aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece resen (kendiliğinden) göz önünde bulundurulması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasında ve hatta hükmün Yargıtay’ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır. Somut olayda borçlu … 09.02.2010 tarihinde icra müdürlüğüne vermiş olduğu mal beyanı dilekçesinde … ili … İlçesinde kain 302 parsel sayılı taşınmazının bulunduğunu, haczin yapıldığı adresin kendisine ait olmayıp yazışma adresi olduğunu bildirmiş, aynı takip dosyasında 28.03.2007 tarihinde borçlunun, borcun dayanağı olan senette yazılı adreste yapılan haciz işlemi sırasında borçlunun bulunmaması nedeniyle haczin yapılamadığı
ve haciz yapılan adreste başka kişilerin oturduğu belirlenmiş, yine borçlunun yazışma adresi olarak bildirdiği adreste 03.02.2010 tarihinde yapılan haciz işlemi sırasında borçluya ait haczi kabil malın bulunmadığı haciz tutanağına yazılmıştır. Bu durumda mahkemece borçlu davalının mal beyanı dilekçesinde bildirdiği taşınmazın değerinin tespit ettirilerek borcu karşılayıp karşılamayacağının saptanması, borcu karşılamadığının anlaşılması halinde borçlunun devamlı adres değiştirdiği de göz önüne alınarak icra dosyasında yapılan haciz işlemleri sırasında tutulan haciz tutanaklarının İİK.nun 105. maddesi uyarınca geçici aciz belgesi yerine geçeceğinden davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.