Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/7153 E. 2010/11037 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7153
KARAR NO : 2010/11037
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı ve davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili,İstanbul 12.İcra Müdürlüğünün 2008/26699-26910 Esas ve İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün 2009/928-7579 Esas sayılı dosyalarından, haczedilen 31 NB 461 plakalı aracı davacının 17.11.2009 tarihinde noterde yapılan sözleşme ile borçludan satın aldığını, belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, ilk oturumda davanın açılmasına neden olmadıklarını ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davacının dava konusu aracın trafik kaydı üzerine konulan hacizden önce satın alındığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı ve davacı 3.kişi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1.Taraflar arasındaki, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkin Mahkemece verilen 19,06.2009tarihli karar, davalı alacaklı vekilince süresinde temyiz edilmiş olup, bilahare davalı banka vekili temyiz talebinden feragat etmiş bulunduğundan, davalı alacaklı vekilinin vaki temyiz talebinin feragat nedeniyle REDDİNE,
2010/7153
2010/11037
2.Yerel Mahkeme, davacı 3.kişinin temyiz isteminin kanuni süre geçtikten sonra yapılması nedeniyle reddine karar vermiştir. Davacı bu kararı dahi temyiz etmiştir. O halde, bu yön üzerinde özellikle durulmalıdır. Hükmün, tefhiminin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 489. maddesinin yollamada bulunduğu aynı Kanunun 388. maddesindeki unsurları içerir biçimde yapılmadığından Yasada öngörülen 10 günlük temyiz süresinin geçtiğinden söz edilemez.
Bu durumda, davacı 3.kişi vekili hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından mahalli mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 29.07.2009 tarihli ek kararının bozulması ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
3.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve HUMUK’nun 94/2 madde koşullarının somut olayda gerçekleşmiş bulunmasına göre davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanunun uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin vaki feragati nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine 2.nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin 29.07.2009 tarihli ek kararının BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı, 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.