YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/725
KARAR NO : 2010/2370
KARAR TARİHİ : 16.03.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar … ve … vekili ile katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları araçların tam kusurlu çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, hasar bedeli, kazanç kaybı ve değer kaybı olarak toplam 1.600.00 YTL’nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ise davalı … hakkındaki davayı takip etmediklerini bildirmiştir.
Davalı … Ltd. Şti. yetkilisi, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı …’e dava dilekçesi tebliğ edilememiştir.
Davalılar … ve … vekili, olayın iki ayrı kaza olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacıya ait aracın sadece ön tamponundaki çizik nedeniyle oluşan hasardan sorumlu olduklarını, kusur oranına itiraz ettiklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve 5.750.00 YTL poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, davadan önce temerrüde düşürülmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davalı … hakkındaki davanın HUMK.’nun 409/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına; hasarın iki ayrı eylem sonucu meydana geldiği anlaşılmakla, diğer davalılar aleyhindeki davanın kabulü ile, 210.00 YTL’nın davalılar …, … ve … Sigorta A.Ş.’nden müştereken ve müteselsilen, 1.390.00 YTL’nın
davalı … Ltd. Şti.’nden tahsiline, alacağa, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili ile katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, toplam 1.600.00 TL’lık alacak için istemde bulunmuş, mahkemece, davalılar … ve … aleyhindeki davanın 210.00 TL yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar … ve … vekilinin temyizi, vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir.
07.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK.’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2008 tarihinden itibaren 1.250.00 TL’na çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2- Davacı vekili, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de; davalılar … ve … vekilinin temyiz dilekçesi miktar yönünden reddedildiğinden, buna bağlı olarak davacı vekilinin temyiz dilekçesinin de reddi gerekmiştir,
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar … ve … vekilinin temyiz dilekçesinin; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılar … …’e geri verilmesine 16.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.