YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7347
KARAR NO : 2011/3467
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan… Dış Tic. Teks. Ve Mak. San. Ltd. Şti.nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları diğer davalı şirkete sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; yasal koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından vekalet ücretine ilişkin olarak ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda kural olarak borcun tasarruf tarihinden önce doğmuş olması gerekir. Yine İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği ön görülmüştür. Somut olayda mahkemece, borcun doğum tarihinin tasarruf tarihinden sonra olması, muvazaanın kanıtlanamaması ve yasal koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak bilirkişi
tarafından düzenlenen rapordan davacı tarafın tasarrufun yapıldığı tarih itibariyle alacağının bulunduğu bildirilmiş olmakla davacı ile borçlu davalı arasında borcun dayanağı olarak gösterilen çeklerin keşide tarihinden önce başlayan bir ticari ilişkinin bulunduğu ve çeklerinde bu ticari ilişki nedeniyle düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla, borcun tasarruf tarihinden önce doğmuş olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca davalı borçlu, davaya cevap dilekçesinde taşınmazı diğer davalıya olan borcu nedeniyle sattığını savunarak daha önceden aralarında bir ticari ilişkinin olduğunu beyan etmiş olmaktadır. Bu durumda borcun tasarruf tarihinden önce doğmuş olduğunun kabulü ile davalılar ticari işletme olduklarından tüm ticari defter ve diğer belgeleri üzerinde bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılması, aralarında ticari ilişkinin varlığının tesbit edilmesi halinde üçüncü kişi konumundaki davalı …Tekstil San. ve Tic, …nin İİK.nun 280. maddesi uyarınca borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken durumunda olup olmadığının araştırılması, yine olayda aynı yasanın 279. maddesinin uygulama yerinin olup olmadığının irdelenmesi, davaya konu edilen taşınmazlara ilişkin tüm tapu kayıtları ile akit tablolarının getirtilerek taşınmazların hangi aralıklarla el değiştirdiği ve üzerinde takyidat bulunup bulunmadığının saptanıp değerlendirilmesi ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 14.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.