Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/7441 E. 2010/11362 K. 21.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7441
KARAR NO : 2010/11362
KARAR TARİHİ : 21.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın, davalıların murisinin sürücüsü ve diğer davalının işleteni olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, ileri sürerek, 7.572,00 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 7.512,00 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Davalılar … ve …’nin çocukları olan …’nin sürücüsü olduğu aracın, kasko sigortalı araca çarpması sonucunda, sigortalı araç hasar görmüş, … hayatını kaybetmiştir. Davalılar … ve … aleyhine …’nin mirasçısı sıfatıyla dava açılmış olup, davalılar tarafından mirasın reddine ilişkin mahkeme ilamı sunulmuştur.
2010/7441
2010/11362
Davalılar yargılama aşamasında kendilerine tebligat yapılmadığını ileri sürmüştür. Davalılara tebligat TK.21.maddeye göre yapılmıştır. Davalılardan … ve …’ye yapılan tebligatla adreste bulunmama nedenini bildiren komşunun ismi belli olmadığı gibi imzası da alınmamıştır.
Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddede kendisine tebligat yapılacak kimse veya muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbirisinin gösterilen adreste bulunmamaları veya tebellüğden imtina etmeleri durumunda yapılacak işlemler açıklanmıştır. Madde dikkatlice incelendiğinde burada iki ayrı halin birlikte düzenlendiği görülecektir. Bunlardan birincisi kendisine tebligat yapılacak kimse veya muhatap adına tebligatı kabul edilebilecek olanlardan (muhatapla birlikte oturan ailesi efradı daimi memur veya müstahdemi…vs.) hiç birisinin gösterilen adreste bulunmaması, diğeri ise adı geçenlerin tebellüğden imtina etmeleri hususlarıdır.
a) Tebellüğden imtina edilmesi (kaçınılması): muhatap veya onun adına tebligatı alabileceği yasada belirlenenlerin, tebliğ evrakını almakta imtina etmeleri halinde ne şekilde işlem yapılacağı 21.maddeye paralel olarak tüzüğün 30. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre ilgilinin adreste bulunmasına rağmen tebliğ evrakını almak istememesi, işi sürüncemede bırakıp keyfiliğe yol açacağından bir başka deyişle; tebliğ işlemi muhatabın rızasına terkedilmiş olacağından bu gibi hallerde tüzüğün 30. maddesi hükmüne göre… tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti ve meclisi azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza mukabilinde teslim eder. Tebliğ memuru tüzüğe ekli iki numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. Durumu muhataba duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine varsa yöneticisi veya kapıcıya da bildirir.
Görüldüğü üzere tebellüğden çekinme halinde muhatap veya onun adına tebliğ yapılabilecek kimselerin tebligat adresinde bulunmaları sebebiyle yapılacak işlem, Tüzüğün 30.maddesinde belirlenenden ibarettir. Tebligat parçasının incelenmesinde tebellüğden imtina edildiğinin açıklanmış olması halinde madde
2010/7441
2010/11362
De yazılı olanlara tebliğ evrakının bırakılıp bırakılmadığının iki numaralı fişin kapıya yapıştırılıp yapıştırılmadığının ve en yakın komşuya veya yöneticiye ya da kapıcıya haber verilip verilmediğinin denetlenmesi sonucunda Hakim tebligatın geçerli olup olmadığını tespit edecektir.
b) Adreste bulunmaması: Muhatabın adreste bulunmaması halinde PTT Memurunun ne şekilde davranacağı Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olandan hiçbiri gösterilen adreste bulunmasa tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu ve meclisi üyeleri, zabıta amiri ve memurla¬rından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması imzadan çekilmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir. Muhatap ölmüşse veya gösterilen adresten devamlı olarak ayrılmış ve yeni adresi de tebliğ memurunca tespit edilmemişse tebliğ evrakı çıkaran mercie geri gönderilir.
Tebligat Tüzüğünün 28/2.maddesinde muhatabın ölmüş olması veya gösterilen adresten devamlı olarak ayrılmış ve yeni adresinin tebliğ memurunca tespit edilmemiş bulunması halinde tebliğ evrakının iade edileceği yazılıdır.
Tebligat görevlisinin tebligat adresinde hiç kimseyi bulamaması ve kendilerine tebligat yapılabilecek kimselerin de o adresi terk etmeleri durumunda bu adres tebliğ mazbatasındaki mahsus yerine ve tebliğ evrakındaki adresin bulunduğu tarafa yazılıdır. Eski adresin üzerine çapraz vari bir biçimde çizilir. Yeni adresin tebliğ memurunun tevzi bölgesi içerisinde olması halinde tebligat bu adrese yapılır. Yeni adresin aynı PTT merkezinin diğer bir dağıtım bölgesinde veya başka bir PTT merkezinin mıntıkası içinde bulunması durumunda ise tebliğ evrakı yeni adrese tebliğinin sağlanması için tebliğ memuru tarafından bağlı olduğu merkeze geri verilir.
Muhatabın veya onun adına kendisine tebligat yapılabilecek olanların adreste bulunmamaları halinde, tebliğ memuru adreste neden bulunulmadığını bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu ve meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imza atması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak tevsik etmesi gerekir.
2010/7441
2010/11362
Burada, Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi, PTT memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını tahkik etme görevini yüklemiştir. PTT memuru bu tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği için ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu suretle yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı, hakim tarafından denetlenebilir. Muhatabın adreste bulunmamakla beraber, orada ikamet ettiği, fakat tevziat saatlerinden sonra adrese geldiği beyan edilirse, bu takdirde 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması, komşuya haber verilmesi ve tebliğ evrakının zabıtaya veya muhtara bırakılması işlemlerine geçilebilecektir.
Bu itibarla Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde yazılı olan ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle muhatabın (ya da muhatap namına tebligatı alabilecek olanların) bu adreste bulunduğu tevsik edilmeden Tebligat Kanununun 21. maddesine göre yapılan tebliğ işlemi geçersizdir. Zira bu tevsik işlemi devamı işlemleri belirlenmesi yanında muamelenin doğru olup olmadığına karar verilmesi yönünden yardımcı olacak ve tebliği isteyen makam ve hakimin denetimini sağlayacaktır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar … ve …’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar … ve … yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’ye geri verilmesine 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.