YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7494
KARAR NO : 2011/1194
KARAR TARİHİ : 15.02.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, … 2.İcra Müdürlüğünün 2010/1548 Esas sayılı dosyasından, haczedilen… plakalı aracı 29.01.2010 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile borçludan satın aldığını, aracın trafik kaydı üzerine haczin satıştan sonra konulduğunu belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu …’ın takibe itiraz ettiği ve bu nedenle anılan borçlu yönünden takibin kesinleşmediğinden haczin geçersiz olduğu gibi davacının istihkak iddiasına 3 gün içerisinde itiraz etmediklerinden dava koşullarının oluşmadığını bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının aracı hacizden önce satın aldığını kötü niyetin ispatlanmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve onu izliyen maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Takip hukukuna dayalı istihkak davalarının dinlenebilmesi için genel dava koşullarının yanı sıra özel bir dava ön koşulu olarak geçerli bir haczin varlığı gerekmektedir. Geçerli bir haczin varlığı için öncelikle takip borçlusu hakkındaki takibin kesinleşmesi gerekmektedir. Somut olayda, takip borçlularından …’a ödeme emri 25.01.2010 tarihinde tebliğ edilmiş anılan borçlu yasal süresi içerisinde 29.01.2010 tarihinde takibe itiraz etmiş ve
takip bu tarihte durmuştur.Takibin devamı için alacaklının itirazın iptali davası açarak bu itirazın kaldırılmasını sağlaması gerekmektedir. Alacaklı henüz böyle bir karar almadan ve takip kesinleşmeden bu borçlu adına kayıtlı olan dava konusu araç 02.02.2010 tarihinde kayden haczedilmiştir. Bu haliyle takip kesinleşmeden konulun dava konusu haczin geçerliliğinden söz ekmek mümkün değildir.
Öte yandan, davacı yokluğunda haczedilen mallar ile ilgili istihkak iddiasını icra müdürlüğüne verdiği 06.02.2010 tarihli dilekçe ile ileri sürmüştür. İcra Müdürlüğünce, İİK’nun 96/2.maddesi uyarınca düzenlenen, 3.kişinin istihkak iddiasına karşı itirazı varsa 3 gün içinde bildirmesi uyarısını içeren örnek 60 nolu (istihkak iddiasının bildirilmesine dair varaka) davalı alacaklı vekiline 16.02.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın davalı 3 günlük yasa süre içinde itirazda bulunmadığından “istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır. (İİK.Mad.96/2 ikinci cümle) Bu durumda, icra müdürlüğünce mahcuz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi yerine yasaya aykırı olarak İİK’nun 97/1. Maddesindeki prosedürün işletilmesi ve sonucunda icra mahkemesince de bu hususun gözden kaçırılarak takibin devamına ve istihkak iddia edenin 7 gün içinde dava açması için süre verilmesi sonucu dava açılması, 3 günlük hakdüşürücü sürenin geçirilmiş olmasıyla doğan sonuçları ortadan kaldırmaz. 3.kişinin istihkak iddiası alacaklı tarafından kabul edilmiş sayıldığından davacının dava açmakta hukuki yararı da yoktur.
Bu halde, mahkemece davanın ön koşul yokluğundan reddine karar vermesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.