YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7729
KARAR NO : 2011/2678
KARAR TARİHİ : 24.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı … Kadri … vekili arafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, Hayri Gürültü’nün müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları diğer davalılara sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar Mustafa Kadri … ve … davanın reddini savunmuş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece davalılar …, … ve Sinan işveren yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar… ve mirasçıları hakkındaki davanın taşınmaz satıldığından, …, …, …, …, …, … ve … hakkında açılan davanın kötü niyetli olduklarının kanıtlanamaması nedeniyle reddine, davalı … Kadri … hakkındaki davanın ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle kabulüne ve takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olacak biçimde 111.362.00 TL. tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte kendisinden tasiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı … Kadri … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya arasındaki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tasarrufa konu malı borçlu davalıdan değil de borçludan satın alan üçüncü kişi konumundaki davalıdan satın alan dördüncü kişiler hakkındaki davanın kabul edilebilmesi için borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının davacı tarafından kanıtlanmasının gerekmesine, somut olayda davacı tarafından dördüncü kişi konumunda olan davalıların kötü niyetli olduklarının kanıtlanamamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin davalılar …, …, …, …, …, …, …, … ,…, …’e yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3)Davacı vekilinin borçlu davalı… mirasçılarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Tasarrufun iptali davası İİK.nun 282. maddesi uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan kişiler aleyhine açılır. Bu nedenle borçlu ile borçludan malı satın alan kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Somut olayda borçlu davalı… kendisine ait taşınmazları davalı … Kadri …’a satmış olup…’nün vefatı nedeniyle dava mirasçıları hakkında açılmıştır. Bu durumda… mirasçıları ile Mustafa Kadri … arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan Mustafa Kadri … hakkında davanın kabulüne karar verildiğinden… mirasçıları hakkında da davanın kabulüne karar verilip yargılama giderleri, vekalet ücreti ve karar harcından sorumlu tutulmaları gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ :Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı … Kadri … vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’e yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu davalılar hakkındaki hükmün ONANMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılar… mirasçılarına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu davalılara yönelik hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4.960,25 TL kalan harcın temyiz eden davalı … Kadri …’tan alınmasına 24.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.