Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/7775 E. 2011/1428 K. 21.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7775
KARAR NO : 2011/1428
KARAR TARİHİ : 21.02.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, sigortalıya ödenen 49.743.55 TL tazminatın, davalı sürücünün %50 kusur oranına isabet eden kısmından, davalı tarafın trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigorta şirketinden tahsil edilen 18.000.00 TL’nın mahsubu ile kalan 6.871.77 TL’nın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
Davalı … vekili, kusura itiraz ederek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, davanın kabulü ile, 6.871.77 TL’nın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
BK.’nun 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığa isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ve eylemin hukuka aykırılığını ve fâilini belirleyen mahkumiyet kararı ile bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, kusur oranının belirlenmesi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, sadece zararın saptanması için bilirkişi raporu alınmış, kusur yönünden ise, davalı sürücü …’ın sanık olarak yargılandığı Ağır Ceza Mahkemesi’nin ilâmında esas alınan Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilerek, 4/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki, mahkumiyet ilâmı, hüküm verildiği tarihte kesinleşmemiştir. Bu durumda, kesinleşmeyen ceza mahkemesi kararına dayanak alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş, ceza dosyası içeriği de dikkate alınarak, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur raporu alınarak, sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’na geri verilmesine 21.2.2011 tarihinde oybirliğiyma karar verildi.