YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7836
KARAR NO : 2011/219
KARAR TARİHİ : 20.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 27.4.2010 Salı günü davacı … tarafından gelen olmadı. Davalılar …, …, … ve … vekilleri Av. … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar vekili dinlendikten ve eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı davalılardan … ve …’nin kendisine olan borçları nedeniyle haklarında yaptığı icra takibi sırasında borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak davalı …’ın alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait 2,5,6 ve 7 parsel sayılı taşınmazları diğer davalılara sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece tasarrufların mal kaçırma amacı ile yapılması nedeniyle davanın kabulüne ve dava konusu 4, 5 ve 6 sayılı parsellere ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Davacı tarafından mahkemeye verilen dava dilekçesinde borçlu davalı tarafından diğer davalılara satışı yapılan … ili … mahallesi 2224 ada 4,
5, 6 ve 7 sayılı parsellere ilişkin tasarrufun iptali istenilmiş ise de hüküm fıkrasında 4,5 ve 6 sayılı parsellere ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş ancak 7 sayılı parsele ilişkin olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. 2224 ada 7 sayılı parselin getirtilen tapu kaydının incelenmesinden ise davalılar ile bir ilişkisi kurulamamıştır. Bu nedenle davacı taraftan dava konusu ettiği 2224 ada 7 sayılı parsele ilişkin olarak ayrıntılı bir açıklama istenerek, tarafların varsa buna ilişkin delilleri toplanmalı ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken sözü edilen parsele ilişkin olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmamış olması doğru bulunmadığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
2)Davalılar … ve …’nin temyiz itirazlarına gelince; Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar İİK.nun 282. maddesi uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan kişiler aleyhine açılır. Somut olayda dava konusu edilen taşınmazlar borçlu davalılardan … tarafından diğer davalılardan …’ya satılmış olup davalılardan … ve … tasarrufun diğer bir anlatımla satış işleminin tarafı durumunda değildirler. Bu nedenle davalılardan … ve …’ye ilişkin davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere bu davalılar yönünden de davanın kabulü anlamına gelecek biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
3)Davalılardan … ve …’nun temyiz itirazları yönünden; İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında aynı yasanın 278 ve 279. maddelerinde sayılan koşulların varlığı halinde tasarrufun, başka bir sebep aranmaksızın mutlak surette iptale tabi olduğu, 280.maddede ise malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastı ile yaptığı işlemlerin borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği belirtilmiştir. Somut olayda üçüncü kişi konumundaki Vakkas’ın borçlu davalı …’ın alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu hususunda dosyada yeterli bilgi ve belge bulunmamaktadır. Ancak İİK.nun 278. maddesinde öngörülen iptal
koşullarının varlığı yönünden yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bu durumda davaya konu edilen taşınmazlar başında konusunda uzman kişilerden oluşacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılmalı, bilirkişilerden taşınmazların tasarruf tarihindeki değerlerini belirleyen rapor alınmalı, ayrıca davalılar … ve … arasındaki akrabalık durumunu belirleyebilecek şekilde nüfus kayıtlarının getirtilip dosya arasına konulmalı, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan … ve …’nin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan … ve …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılara geri verilmesine 20.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.