Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8009 E. 2011/1513 K. 22.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8009
KARAR NO : 2011/1513
KARAR TARİHİ : 22.02.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, … 5.İcra Müdürlüğünün 2009/279 Esas sayılı dosyasından, davacıya ait işyerinde bulunan malların 20.11.2009 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz sırasında borçlu şirketin eski ve yeni yetkililerinin hazır olduğunu bu nedenle mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğundan haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu şirket temsilcisi haciz mahalline çağrılması üzerine geldiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, haczin borçlu elinde yapıldığından, mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğunu ve ispat külfetinin davacı 3.kişiye ait olduğunu, ancak karine aksinin kesin ve güçlü delillerle ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır malların haczine ilişkin 20.11.2009 tarihli haciz tutanağında haciz adresinin borçluya ait … … Sokak N0:13/2 … /… adresi olduğu belirtilmiştir. Bu malların muhafazası için
23.11.2009 tarihinde yine aynı adrese gelindiği yazılmıştır. Davacı 3.kişi ise haczin kendisine ait olan işyerinin bulunduğu … Türbe Sokak … han No:7/12 … … adresinde yapıldığını ileri sürmektedir.
Yapılacak iş,20.11.2009 ve 23.11.2009 tarihli tutanağı düzenleyen icra müdürü ve imzası bulunan şahıslar aracılığı ile mahallinde keşif yapılarak haczin hangi adreste yapıldığı kesin olarak saptandıktan sonra, mülkiyet karinesi ve diğer delilerin yeniden değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 22.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.