YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8028
KARAR NO : 2011/2848
KARAR TARİHİ : 29.03.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Karşıyaka 4.İcra Müdürlüğünün 2009/1373 sayılı takip, Beyoğlu 5.İcra Müdürlüğünün 2009/895 talimat sayılı dosyasında müvekkiline ait işyerinde 17.8.2009 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, aynı menkullerle ilgili olarak işyerine daha önce 5.6.2009 tarihinde yapılan hacizle ilgili olarak açılan istihkak davasının Karşıyaka 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/412 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, ilk hacizden sonra daha fazla zarar görmemek için icra dosyasına 15.000,00 TL. teminat yatırıldığını, borçlu şirket ile bir ilişkilerinin bulunmadığını ileri sürerek müvekkili şirketin işyerinde yapılan haciz işlemlerinin iptali ile yatırılan teminatın iadesini talep etmiştir.
Mahkemece dava şikayet olarak kabul edilerek duruşma açılmadan; davacı 3.kişi vekilinin müvekkiline ait olduğunu iddia ettiği mahcuzların 5.6.2009 tarihinde haczedildiği, 17.8.2009 tarihinde ek haciz ve muhafaza işlemi için gidildiğinde davacı tarafından dosyaya 15.000,00 TL. teminat yatırılması üzerine ek haciz ve muhafaza işlemi yapılmadığı, haczedilen eşyalarla ilgili olarak Karşıyaka 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/412 Esas sayılı dosyasında açılan istihkak davasının halen derdest bulunduğu, haczin kaldırılması ve teminatın iadesine yönelik taleplerin Karşıyaka 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/412 esas sayılı dosyasında karara bağlanmasının gerektiği belirtilerek mükerrer açılan şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı 3.kişi, dava konusu mallar üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir. Her ne kadar dava dilekçesinde icra memuru işleminin iptalini istemiş ise de dilekçedeki açıklamalar dikkate alındığında uyuşmazlığın istihkak davasına ilişkin olduğu açıktır.
Olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir. Bir uyuşmazlıkta maddi olayın taraflarca yanlış nitelendirilmesi kendilerini ve hakimi bağlamaz. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup onların hukuki nitelendirilmesi ile bağlı değildir.
HUMK.nun 76.maddesinin kapsadığı bu ilke ışığında uyuşmazlığın 3.kişinin istihkak davasına ilişkin olduğunun kabulü ile İİK.nun 97/11.maddesi hükmünce genel hükümler ve basit yargılama usulü uygulanarak başvurma harcı ve takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden peşin nisbi harç alınarak duruşma açılması, tarafların delilleri toplanarak mahcuzlarla ilgili olarak Karşıyaka 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/412 Esas sayılı dosyasında açılan istihkak davası da gözönünde bulundurularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın şikayet olarak nitelendirilmesi suretiyle yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 29.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.