Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8295 E. 2010/9777 K. 11.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8295
KARAR NO : 2010/9777
KARAR TARİHİ : 11.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, ihbara rağmen davalı şirketin hasar bedelini ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 6.000 TL.nin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, bozma ilamından sonra 6.4.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırarak toplam 15.108,15 TL.nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının sürücü belgesinin Almanya’dan alındığını, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 88. Maddesine göre Türk vatandaşlarının yurda dönüşlerinde 1 yıl içinde sürücü belgelerini değiştirmelerinin gerektiğini davacının pasaportundan 1 yılı aşkın süredir yurt dışına çıkışının olmadığının anlaşıldığını ve sürücü belgesininde değiştirilmediğini bu nedenle hasarın teminat dışında kaldığını hasar miktarının fahiş olduğunu olay tarihinden faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
13.4.2009 gün 2007/425-2009/76 sayılı önceki hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 29.12.2009 gün 2009/6844-9163 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulduktan sonra mahkemece davacının ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulü ile 15.108,15 TL alacağın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Kasko Sigorta Sözleşmesine dayanılarak açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davanın ıslahı ile ilgili HUMK.nun 83 ila 90.maddelerinde düzenleme getirilmiştir. HUMK.nun 83.maddesi hükmü gereğince ” iki taraftan her biri usule müteallik olarak yaptığı muameleyi tamamen veya kısmen ıslah edebilir. Aynı davada her taraf ancak bir kere ıslah hakkını kullanabilir”.Aynı yasanın 84. Maddesinde ” Islah tahkikata tabi olan davalarda tahkikat bitinceye kadar ve tabi olmayanlarda muhakemenin hitamına kadar yapılabilir.” hükmü düzenlendiği gibi HUMK.nun 85. Maddesinde ” Islah muayyen celsede diğer taraf hazır olduğu halde yapılabileceği gibi evveleminde o tarafa tebliğ edilmek şartıyla arzuhal ile de yapılabilir.” denilmektedir.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak şimdilik 6.000 TL hasar bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda önceki hükümle hasarın teminat kapsamı dışında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, bu hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 29.12.2009 gün 2009/6844-9163 sayılı ilamı ile dosyada mevcut belgelere göre davacının Türkiye’ye kesin dönüş yapmadığı ve yabancı ülkeden aldığı sürücü belgesinin geçerli olduğu anlaşıldığından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasından sonra davacı vekili tarafından 8.4.2010 tarihinde ıslah dilekçesi ile talep artırılarak bozmadan önce bilirkişi raporunda tesbit edilen 15.108,15 TL.nin davalıdan tahsili talep edilmiştir. Ancak, ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmediği gibi davalı tarafın yokluğunda yapılan yargılama sonucu ıslah talebi doğrultusunda davanın kaulüne karar verilmiştir.
Kural olarak tahkikata tabi olan davalarda, taraflar tahkikat sırasında ıslah yapmak için yeteri kadar zamana sahip bulundukları için Kanun, tahkikat bitinceye kadar ıslah yapılmasına müsaade etmiştir. Buna göre, taraflar hakimin tahkikatın bitmiş olduğunu bildirmesine (tefhim etmesine) kadar ıslan yoluna başvurabilirler.
Yargıtay’da temyiz veya karar düzeltme aşamasında ıslah yapılamayacağı gibi Yargıtay’ın 4.2.1948 günlü İçtihadı Birleştirme Kararına göre, hükmün Yargıtay’ca bozulması
üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni tahkikat sırasında ıslah yapılması da mümkün değildir. Bozmadan sonra davanın ıslahına imkan vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir.
Bu durumda mahkemece bozma ilamı gereğince dava dilekçesinde belirtilen miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davacı vekilinin bozmadan sonra ıslah dlekçesi ile artırdığı meblağ yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.