Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8386 E. 2010/7194 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8386
KARAR NO : 2010/7194
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Trabzon 3. İcra Müdürlüğü’nün 2007/2162 Esas sayılı dosyasında yapılan, 14.11.2007 günlü hacze konu menkullerin davacı tarafından fatura karşılığında satın alınmış mallar olduğunu, kiracısı olan takip borçlusunun evindeki tüm eşyaların haczedilmesinden duyduğu üzüntü nedeni ile bu eşyaları satın alarak mobilyalı olarak evini kiraya verdiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, üçüncü kişinin hacze konu olan ve türleri ve niteliği itibarı ile de değerli bulunan ev eşyalarını satın alıp evinde kiracı olarak oturan borçluya teslim etmesinin genel yaşam deneyi kuralları ile bağdaşmadığını, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik ileri sürüldüğünü ve sunulan delillerin de iddiayı kanıtlamaya elverişli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ancak üçüncü kişinin sunduğu güçlü delillerle karinenin aksini kanıtladığı, mahcuzların içinde bulunduğu ev ile birlikte davacı tarafından borçluya kiraya verildiğinin anlaşıldığı“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Üçüncü kişinin dayandığı 01.11.2007 tarihli kira sözleşmesi, haciz adresinde yapılan 07.08.2007 günlü ilk hacizden sonra düzenlenmiştir ve adi niteliktedir. Sonradan temini mümkün belgelerden olması nedeni ile istihkak iddiasını kanıtlaması açısından tek başına delil olarak dikkate alınamaz.
Sunulan faturalarsa, üçüncü kişi adına düzenlenmiştir ve mahcuzlara uygun görünmektedir.Ne var ki davacının, hakkındaki hacizlerden haberdar olduğu halde, çok sayıda ev eşyasını satın alıp borçluya kiraya verdiğini iddia etmesi bile tek başına, genel yaşam deneyi kuralları ile bağdaşmayan bir durumdur. Kaldı ki alınan eşyaların çoğu kullanım alanı,marka ve değerleri vb. kriterler açısından zorunlu kullanım sınırlarının da dışında kalan lüks sayılabilecek eşyalardır.(No frost buzdolabı, elektronik bulaşık makinesi, LCD TV,vb.) Öte yandan, kira bedeli olarak kararlaştırılan miktar da mobilyalı bir konut için rayiçlerin çok çok altında kalmaktadır.
Tüm bu hususlar, üçüncü kişinin istihkak iddiasının samimi olmadığını, borçlu ile birlikte alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yaptıklarını gösterdiğinden davanın reddi gerekirken, oluşa ve dosya içreğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulü yönünde yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.