Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8471 E. 2011/1233 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8471
KARAR NO : 2011/1233
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak ve tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istihkak davasının reddine tasarrufun iptali yönündeki karşı dava hakkında da davanın konusu kalmadığından reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı-k.davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı-K.Davalı 3.kişi vekili, Adana 12.İcra Müdürlüğü’nün 2009/10466 Esas sayılı dosyasından 23.11.2009 tarihinde trafik kaydına haciz konulan … plakalı aracı,16.07.2009 tarihinde borçlu …’den satın aldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-K.Davacı alacaklı vekili, satışın muvazaalı olduğunu belirterek istihkak iddiasının reddine borçlu ile 3. kişi arasındaki dava konusu aracın satışına ilişkin 16.07.2009 tarihli tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu … takip konusu borcu yapılandırdığını aracın hacizden önce satıldığını belirterek istihkak davasının kabulünü istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre; dava konusu aracın muvazaalı satıldığı, bu tasarrufun alacaklının alacağından doğan haklarını etkilemeyeceği gerekçesiyle istihkak davasının reddine; istihkak davası hakkında karar verilmiş olduğundan (dava reddedildiğinden) tasarrufun iptali yönündeki karşı dava hakkında da davanın konusu kalmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı-k.davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişinin istihkak davası ile İİK 97/17 madde gereğince alacaklı tarafından açılmış karşılık iptal davasıdır.
Belirtilen gerekçelerle hem istihkak hem de karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dava konusu araç, 05.10.2009 tarihli takipten ve 23.11.2009 tarihli hacizden önce 16.07.2009 tarihinde 2918 Sayılı KTK’nun 20/d maddesine uygun şekilde kasko değeri üzerinden borçlunun vekili tarafından davacı 3.kişiye satılmıştır.Davalı alacaklı vekili satışın muvazaalı olduğunu belirterek karşı dava olarak tasarrufun iptalini talep etmiştir.Ancak satış bedeli ile gerçek değer arasında misli fark bulunmadığı,3.kişi ile borçlu arasında yakın akrabalık veya borçlunun amacını ve durumunu bilen veya bilebilecek kişilerdan (Kötüniyetli 3.kişi)olduğu yönünden davalı alacaklı tarafından sunulmuş bir delil bulunmadığı anlaşılmaktadır.Satışın salt borcun doğumundan sonra yapılmış olması, İİK 278,279,280.maddelerde sayılan iptal şartları oluşmamışsa tasarrufun iptalini gerektirmiyeceğinden mahkemece öncelikle mevcut delillere göre tasarrufun iptalinin gerekip gerekmiyeceği araştırılmalı ve sonucuna göre tasarrufun iptali davası yönünden olumlu olumsuz karar verilmesi, tasarrufun iptali davasının sonucuna göre de davacı 3.kişinin istihkak davası hakkında karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyecek şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-k.davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı 3.kişiye geri verilmesine 15.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.