Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8517 E. 2011/1214 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8517
KARAR NO : 2011/1214
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, İskenderun 1. İcra Müdürlüğünün 2009/2026 Esas sayılı dosyasından, 14.10.2009 tarihinde, boşandığı eşinin borcundan dolayı davacı 3.kişiye ait ev eşyalarının haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, boşanmaya rağmen davacı ve borçlunun birlikte yaşadıklarını, borçtan kurtulmak için birlikte hareket ettiklerini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ve borçlunun 24.06.2008 tarihinde boşandıkları, zabıta araştırması ile birlikte oturmadıklarının tesbit edildiği, dava konusu eşyaların, tüm dosya kapsamı ve tanık beyanı ile davacıya ait olduğu yolunda tam bir vicdani kanaat oluştuğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3.kişi, borçlu ile 24.06.2008 tarihinde anlaşmalı olarak boşanmış ve karar 17.07.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Ödeme emri bu tarihten sonra borçlunun nüfus kaydında belirtilen adresinde 27.05.2009 günü birlikte sakin eşi olarak davacı 3.kişiye tebliğ edilmiştir. 21.08.2009
tarihinde takip adresine hacze gidildiğinde borçlu bulunamamış komşularından borçlunun … Mah.288/17.SK Kat:4 Daire: 8 oturduğu öğrenilmiş ve bu adrese gidildiğinde borçlunun bu adreste oturduğunun öğrenilmiş ve kapıya not bırakılmıştır. Dava konusu haciz aynı adreste 14.10.2009 tarihinde yapılmış ve davacı 3.kişi borçludan boşandığını belirterek istihkak iddiasında bulunmuştur. 07.01.2010 tarihli zabıta araştırmasında borçlu ve davacının birlikte haciz adresinde oturduğu belirtilmiş, yeniden istenilen 03.03.2010 tarihli zabıta araştırmasında ise, borçlunun haciz adresindeki muhtarlıkta kaydının aldığı ve ayrı yaşadıkları belirtilmiştir.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde, davacı 3.kişi ve borçlunun boşanmaya rağmen birlikte yaşadıkları ve boşanmanın alacaklılardan mal kaçırma amacı ile danışıklı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı ve borçlu birlikte yaşadıklarından İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile alacaklı yararınadır.Yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir. Ancak davacı bu yönde hiçbir mülkiyet belgesi ibraz etmemiş ve dinlenen tanıkların ifadeleri hükme elverişli nitelikte görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece mülkiyet karinesinin aksini ispatlayamayan davacı 3.kişinin davasının reddine karar vermesi gerekirken, aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.