Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8559 E. 2011/367 K. 25.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8559
KARAR NO : 2011/367
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … ile süresi dışında … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla Didim 12691 parsel 4 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini 25.10.2002 tarihinde oğlu davalı …’a sattığını belirterek, tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Davalı … vekili takip konusu alacakların kesinleşmediğini, dava koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre,davalıların ana-oğul oldukları,davalı …’nın kooperatife yüklü miktarda borcunun bulunduğu ve hakkında birçok icra takibi yapıldığı,devir tarihi dikkate alındığında davalıların tasarruf işlemlerini mal kaçırma maksadı ile yaptıkları,taşınmazın tapudaki satış bedeliyle gerçek değeri arasında misli fark olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne Didim 12691 parselde kayıtlı 4 nolu bağımsız bölüme ilişkin davalılar arasında yapılan tasarrufun iptali ile Söke İcra Müdürlüğünün 2003/1528, 1529, 1532, 1631, 633, 1639, 2004/2400, 2402 esas sayılı takip dosyalarından alacağın tahsili için cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş, hüküm davalı … ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK. 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-Mahkeme hükmü davalı … vekiline 01.08.2007 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesinin, H.U.M.K.nun 432.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra06.09.2007 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı … vekilince süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-…’ın temyiz itirazları yönünden
Tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için öncelikle davacının gerçek bir alacağının bulunması diğer söyleyişle tasarrufta bulunan kişinin gerçekten borçlu olması ve ayrıca borçlu hakkında düzenlenmiş kati(İİK 143 md.) veya geçici aciz(İİK 105md )belgesinin sunulması gereklidir. Somut olayda Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2009 tarih 2005/17 Esas 2009/185 Karar sayılı ilamından takip konusu senetlerdeki imzaların davalı borçlu …’a ait olmadığı, söz konusu borçlanma ve kefalet ile ilgili borçlunun davacı kooperatif yetkililerine vekaletname vermediği, borçlanma işleminden haberdar olmadığı, davacı kooperatife ortak olma aşamasında olup sonraki eylemlerde bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, davalı borçlu tarafından dava konusu senetlerle ilgili davacı aleyhine açılan Söke 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/247 Esas sayılı menfi tespit davasının devam ettiği anlaşıldığından öncelikle bu dosyaların kesinleşmesi beklenerek alacağın gerçek bir alacak olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de; borçlu hakkında düzenlenmiş kati veya geçici aciz belgesi sunulmadığından bu konuda davacı alacaklı vekiline süre verilmesi aciz belgesi sunulduğu takdirde davanın esasının incelenmesi, aksi halde ön şart yokluğundan davanın reddine karar verilmesi ;harç ve vekalet ücreti yönünden de taşınmazın tasarruf tarihindeki değerinin tespiti için bilirkişiden ek rapor alınarak bu değer üzerinden harç ve vekalet ücreti takdiri gerekirken keşif tarihindeki (2007) değer üzerinden harç ve vekalet ücreti hesaplanması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının süresinde olmadığından reddine (2)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ile …’a geri verilmesine 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.