Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8933 E. 2010/10733 K. 09.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8933
KARAR NO : 2010/10733
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞEN DAVA:Üsküdar 2.Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı taraf aracının, müvekkiline ait araca çarpması nedeniyle aracın hasarlandığını belirterek 4.500 TL zararın davalılardan tahsilini talep etmiş; eldeki dosya üzerinde birleştirilen Üsküdar 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/997-2010/45 sayılı dava dosyasında asıl davada araçta meydana gelen değer kaybının istenmediğini bildirerek 750 TL değer kaybının önceki dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar … ve … vekilleri kusuru, hasarı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … AŞ vekili sigortalının kusuru oranında azami poliçe limiti ile sorumlu olduklarını belirtmiştir.
Mahkemece, davacı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmaksızın asıl davayı açtığından değer kaybına ilişkin istemini ek dava ile talep edemeyeceğinden birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile 2.750 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2010/8933
2010/10733
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
AAÜT’nin 3/2 maddesi uyarınca “müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her red sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur”.
Bu durumda mahkemece asıl ve birleşen davalarda duruşmalarda kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına her dava için tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının birleşen dava yönünden kurulan 1.bendi 3.paragrafında yazılı “yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” tümcesinden sonra gelen 4. ve 5.paragraflarının tamamen hükümden çıkartılarak yerine “davalılar …, … ve … Sigorta AŞ duruşmalarda kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 500 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” tümcelerinin hüküm fıkrasına yazılmak suretiyle, yine hüküm fıkrasının asıl dava yönünden davalılar lehine vekalet ücreti hususunda kurulan 2.bendinin 7 ve 8.paragraflarının hükümden tamamen çıkartılarak yerine “davalılar …, … ve … Sigorta AŞ duruşmalarda kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen miktar üzerinden aynı tarifenin 3/2 ve 12.maddeleri de gözönünde bulundurularak takdir edilen 500 TL vekalet ücretinin davacı-
2010/8933
2010/10733
dan alınarak davalılara verilmesine” tümcelerinin hüküm fıkrasına yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 23,85 TL fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.