Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8978 E. 2011/10070 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8978
KARAR NO : 2011/10070
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ile davalı … vekili ve davalı … şirketi vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkillerinin desteği Serdar Uysal’ın yolcu olarak bulunduğu, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın neden olduğunu tek taraflı kazada vefat ettiğini belirterek, 200.00 TL defin masrafının, ıslâh ile arttırılmış baba Hasan için 27.054.37 TL, anne Müveddet için 24.973.92 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, her bir davacı için 30.000.00’er TL olmak üzere toplam 60.000.00 TL manevi tazminatın davalılar … ve …’tan, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ise, defin masrafları talebinden vazgeçtiklerini bildirmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin aracını, diğer davalı …’a kiraladığını ve işleten olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, olayda hatır taşıması olduğunu, kusur oranını ve tazminat miktarlarını kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … şirketi vekili, kusur oranında ve poliçe limitiyle sorumlu olduklarını, davacılara SGK’ndan yapılan ödeme varsa zarardan indirilmesi gerektiğini,
temerrüde düşmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, defin giderlerine ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulü ile, davacı … için 27.054.37 TL’nin, davacı … için 24.873.92 TL’nın, davalı … şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacılar Hasan ve Müveddet için 3.000.00’er TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılar … ve …’tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı … vekili ve davalı … şirketi vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … ve davalı … şirketi vekillerinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı taraf, ölenin, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiğini ve hatır için taşındığını, bu nedenle tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur. 2918 sayılı KTK.’nun 87. maddesinde, yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmişse, işletenin ve dolayısıyla zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğunun genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, BK.’nun 43. ve 44. maddeleri uyarınca, olayda hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağı, hangi nedenle ve ne oranda yapılacağı hususunda taraf delilleri tartışılıp değerlendirilerek, sonucuna göre karar
verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K’nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın çok düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
4-Mahkemece, red sebebi aynı olan davalılar yararına, maddi ve manevi tazminatın reddedilen kısımları yönünden, maddi tazminat için tek ve manevi tazminat için tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … ve davalı … şirketi vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı … ve davalı … şirketi vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün bu davalılar yararına, (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalı … ve sigorta şirketine geri verilmesine 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.