YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9030
KARAR NO : 2011/5362
KARAR TARİHİ : 26.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın, hasar gördüğünü, hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 9.068,07 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, rizikonun gerçekleştiği tarihte poliçe peşinatının ödenmediği bu nedenle teminatın başlamadığı gerekçesi ile davanın reddine verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
TTK’nun 1295. maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulmuş olsa bile, sigortacının sorumluluğu ancak primin veya ilk taksidin ödendiği tarihte başlar. Ancak sigortacı bu hükümlere rağmen sigorta prim tahsiline daha sonra devam etmiş ise artık bu hükümlere dayanılarak sigorta tazminatını ödemekten kaçınamaz. Somut uyuşmazlıkta kaza 10.08.2006 tarihinde meydana gelmiş, kaza ihbarı 12.08.2006 tarihinde yapılmış ve prim ilk taksiti 31.08.2006’da tahsil edilmiş, devam eden taksitler 28.04.2007 tarihine kadar yatırıldıktan sonra poliçe ancak 30.05.2007 tarihinde iptal edilmiştir. Her nekadar riziko tarihinde prim peşinatı ödenmemiş olması nedeni ile sigortacının sorumluluğu başlamamış ise de, sigortacı tarafından prim peşinatının ve
devam eden diğer taksitlerinin kabul edilmiş bulunması, sigorta sözleşmesinin devam etmesi yönünde bir irade açıklaması niteliğinde kabul edilmelidir. Bu nedenle sigorta şirketinin artık bu hükümlere dayanarak sigorta tazminatını ödemekten kaçınması mümkün değildir. Mahkemece, anılan husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.