Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9176 E. 2011/2731 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9176
KARAR NO : 2011/2731
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yapılan takipte, Ankara 2.İcra Müdürlüğünün 2007/167 Tal. sayılı dosyasından uygulanan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, istihkak davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, haciz yapılan adresin davacı 3.kişi ile borçlu şirketin şube olarak kullandıkları yer olduğu, borçlu şirketin borcun doğumundan sonra haciz adresindeki şubesini kapattığı, borçlu şirket ortaklarının davacı 3.kişi ile davacı 3.kişinin yetkilisi olan kişi olduğu, şirketler arasında organik bağ bulunduğu, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu ve karinenin aksinin 3.kişi tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu takibin dayanağı olan İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/57-2007/109 sayılı kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 16.11.2007 gün ve 2007/9191-14402 sayılı ilamı ile bozulmuş, bozmadan sonraki yargılamada, mahkemece 2008/460-2009/749 sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş ve red kararının da anılan Dairece 2010/1174-4717 sayılı ilam ile onanmasına karar verildiği, böylelikle davanın konusunun kalmadığı anlaşılmış olup, bu durumda mahkemece, “konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin tümüyle hükümden çıkartılarak yerine “Konusu kalmayan davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına” tümcesinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan harcın temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 28.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.