Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9459 E. 2011/3871 K. 25.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9459
KARAR NO : 2011/3871
KARAR TARİHİ : 25.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, dava dışı …’ın idaresindeyken meydana gelen tek taraflı kazada hasarlandığını, başvuruya rağmen davalı … şirketince ödeme yapılmadığını belirterek, 13.323.00 TL hasar bedeli ve 1.000.00 TL değer kaybının, kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sürücü değişikliği yapıldığını, kazanın alkolün etkisiyle meydana geldiğini, hasarın teminat dışında kaldığını ve fâhiş olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sürücü değişikliği yapıldığının ve hasarın sigorta teminatı dışında kaldığının davalı … şirketince ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 13.325.25 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle, 1.000.00 TL değer kaybının ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle, oluşa uygun olarak düzenlenen
Uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait araç, davalı şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olup, tescil belgesinde Akbank T.A.Ş. Oto Sanayi Şubesi’ne rehinli olduğu belirtilmiştir.
TTK.’nun 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükme gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir.
Somut olayda, sigortalı araç üzerinde rehin hakkı sahibi olan dava dışı bankadan, kredi alacağının ve rehin kaydının devam edip etmediği, dava açmaya ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, dava dışı bankadan, kredi alacağının ve rehin kaydının devam edip etmediği sorulup, devam etmesi halinde davanın açılmasına ve tazminatın davacıya verilmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmalı, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
3- Dava konusu kaza nedeniyle sigortalı araçta meydan gelen değer kaybı kasko sigorta poliçesi ile güvence altına alınan zarardan olmadığı halde, mahkemece, 1.000.00 TL değer kaybı zararına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, talep edilen hasar bedelinden 2.25 TL fazlasına hükmedilmesi de HUMK.’nun 74. maddesine aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin
temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.