Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/949 E. 2010/2258 K. 15.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/949
KARAR NO : 2010/2258
KARAR TARİHİ : 15.03.2010

MAHKEMESİ : İzmir Asliye 9. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … aleyhine 6183 sayılı yasa hükümlerine göre takip yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlunun Dava konusu arsasının önce 1/2 payını daha sonra da kalan 1/2 payını diğer davalı dayısına satışına ilişkin tasarrufun iptal edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu edilen satışların yakın akrabalar arasında ve düşük bedelle yapıldığı gerekçesiyle tasarrufların iptaline karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı AATUK’nın 24 vd. maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosya içeriğine mahkemece delillerin doğru olarak değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, reddedilmelidir. Ancak, davalı borçlu tarafından davaya konu taşınmazın 1/2 payı 01/06/2005 tarihinde kalan 1/2 payı da 11/01/2007 tarihinde davalı …’e satılmıştır. Her iki satış (tasarruf) tarihinde de davacının alacak miktarı bellidir. Mahkemece anılan (tasarruf)tarihlerde doğmuş ve kesinleşen alacak miktarları tespit edildikten sonra bu miktarlara göre tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi davacının alacak miktarı ile takip dosyası belirtilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
2-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekirken taşınmazın 2. satış tarihindeki gerçek değeri üzerinden hesap yapılması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 15.03.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.