Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/956 E. 2010/4815 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/956
KARAR NO : 2010/4815
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, davalılardan …’nın maliki, …’ın sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, sigortalıya ödenen tazminattan sovtaj bedeli düşüldükten sonra kusur oranına göre kalan 13.875,00 TL’nin 12.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, aracını 2005 yılında Levent Yiğit isimli kişiye harici satış ile satıp, vekaletname verdiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüyle, 13.875,00 TL tazminatın 13.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı …’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Kasko sigorta şirketi, kendi sigortalısına ödemiş olduğu tazminat tutarını, karşı araç malil ve sürücüsünden ancak karşı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zarar miktarına göre rücu edebilir.
2010/956
2010/4815
HUMK’nun 275. maddesinde, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazalarında kusur oranının ve hasar miktarının tayin ve tespiti de özel ve teknik bilgiyi gerektiren konulardandır. Somut olayda, Mahkemece, kusurla ilgili olarakbilirkişi incelemesi yapılmadan kaza tespit tutanağı esas alınarak hüküm kurulmuş, hasarla ilgili olarak da, aracın piyasa değerine göre pert olup – olmadığı değerlendirilmeden ve gerçek zarar miktarı tespit olunmadan düzenlenen yetersiz bilirkişi raporuna dayanılmıştır. Bu durumda, kusur konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, hasar konusunda da yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir. O halde mahkemece, İstanbul Teknk Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamı değerlendirilerek meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranları ile davacıya kasko sigortalı araçtaki gerçek zarar miktarının tespiti yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuca bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nın sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.