YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9581
KARAR NO : 2011/487
KARAR TARİHİ : 27.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı … için 44.243,97 TL, … için 36.220,08 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; %10 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 39.819,57 TL, … için 32.598,07 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 91.maddesinde, trafik sigortacısının motorlu aracın işletilmesi nedeniyle vermiş olduğu zararlardan poliçe de yazılı limitler dahilinde sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır.
Diğer yandan birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.50.maddesi, yada birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.51.maddesi uyarınca ve aynı yasanın 142.maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Ancak, aynı yasanın 141.maddesi gereğince, teselsül ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı) bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkemece re’sen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz. Çünkü, hakim HUMK’nun 74.maddesi uyarınca, istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. (HGK.’nun 23.03.1966 gün, 9/3 Esas ve 80 Karar sayılı; HGK’nun 03.04.1963 gün, 2/93 Esas ve 29 Karar; HGK’nun 24.06.1983 gün, 1981/9-533 Esas ve 1983/724 Karar; HGK’nun 15.05.1996 gün, 1996/21-140 Esas ve 1996/342 Karar sayılı; HGK’nun 21.11.2001 gün, 2001/19-938 Esas, 1047 Kara sayılı ilamları ).
Somut olaya gelince, davacıların murisi araçta yolcu olup, aracın önüne koyun sürüsü çıkması sonucu tek taraflı kaza meydana geldiği ve murislerin öldüğü anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araç sürücüsünün %25, koyun sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı … aleyhine tam kusura dayalı olarak dava açmıştır. Dava dilekçesinde, kazanın oluş şekli davalı şirkete sigortalı araç ile koyun sürü sahibinin kusurlu bulunduğunu bildikleri halde, müteselsil sorumluluk ilkelerine göre davayı açtıklarını açıkça belirtmemişlerdir. Bu durumda, davalı … şirketinin, araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranı ile sorumlu tutulması gerekirken, tam kusur üzerinde tazminata
karar verilmesi doğru görülmediği gibi, müteselsil sorumluluk ilkeleri, karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması da isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27.1.2011 günü oybirliği ile karar verildi.