Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9762 E. 2010/10641 K. 06.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9762
KARAR NO : 2010/10641
KARAR TARİHİ : 06.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalılar … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, sigortalıya ödenen 13.935.00 TL’nın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve …, ikametgâhları Osmaneli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetkili olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuş, esasa ilişkin cevap vermemiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş., duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davalı … şirketi poliçe limitini ödemekle, hakkındaki dava konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına; davalılar … ve … aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile, 11.185.00 TL’nın, 30.09.2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı … şirketinin merkezinin bulunduğu Üsküdar’da dava açılmış olmasına, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük olmamasına göre, davalılar …
2010/9762
2010/10641
ve …’ün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Kaza tespit tutanağında davalı sürücü …’ün %100 oranında kusurlu, davacıya sigortalı araç sürücüsü … ’in kusursuz olduğu belirlenmiştir. Aynı olaya ilişkin, Osmaneli Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/216 Esas sayılı dosyasında alınan 06.01.2005 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, davalı sürücü … 5/8, babası … 1/8, davacıya sigortalı araç sürücüsü … 2/8 oranında kusurlu olarak belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 25.01.2006 tarihli bilirkişi raporda ise; davalı sürücü 8/8 oranında kusurlu bulunmuştur. Bilirkişi raporları arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, ceza dosyası içeriği de tartışılıp değerlendirilerek, yeni bir uzman bilirkişiden kusur dağılımına ilişkin çelişkinin giderilmesi için ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar … ve …’ün sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar … ve …’ün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene davalılar … ve …’e geri verilmesine 6.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.