Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9825 E. 2010/10495 K. 02.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9825
KARAR NO : 2010/10495
KARAR TARİHİ : 02.12.2010

Davacı … A.Ş. ile davalılar… Ltd. Şti. ve … aralarındaki dava hakkında Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 11.07.2008 gün ve 2006/418 – 2008/250 sayılı hüküm Dairenin 16.06.2009 gün ve 2009/2032 – 2009/4313 sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davalılardan … Ltd. Şti. vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlunun sahibi olduğu taşınmazı diğer davalı …’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın bir takip açısından reddine İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2002/21195, 2002/21196, 2002/21197 ve 2002/21198 esas sayılı takip dosyaları yönünden ise kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalıların temyizi üzerine dairenin 16.06.2009 tarih ve 2009/2032-4313 sayılı kararı ile onanmış, bu kez davalılardan … Ltd. Şti. vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Tasarrufun iptali davasının ön şartı borçlu davalı hakkında yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması, davacı tarafından borçlunun aciz halini gösterir aciz belgesi ibraz edilmesi ve borcun tasarruf tarihinden önce doğmuş olması gerekir. Somut olayda alacaklı davacı tarafından borçlu davalı aleyhine İstanbul 3.İcra müdürlüğünün 2002/21195,21196,21197 ve 21198 sayılı dosyaları ile takip yapılmış olduğu bu takiplerin İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin sırasıyla 2009/1239-1301, 2009/1237-1299, 2009/1238-1300 ve 2009/1236-1298 sayılı kararları ile İİK.nun 71/2 ve 33/a maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle
2010/9825
210/10495
icranın geri bırakılması kararı ile icranın ertelenmesine karar verildiği, davacı tarafın bu karara karşı İİK.nun 33a/2 maddesi uyarınca dava açmış olduğunu bildirdiği ancak dosya numarasını bildirmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davacı tarafından İİK.nun 33a/2 maddesi uyarınca dava açılıp açılmadığının araştırılarak dava açılmış ise sonucunun beklenilmesi, davacı tarafından dava açılmamış olması ve borçlu davalı tarafından açılan icranın geri bırakılmasına dair kararların kesinleşmiş olması halinde geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılardan … Ltd. Şti. vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile dairenin 16.06.2009 tarih ve 2009/2032-4313 sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının BOZULMASINA ve temyiz peşin harcının ve tashihi karar harcının temyiz eden davalı … Ltd. Şti’ne geri verilmesine 2.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.