YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9952
KARAR NO : 2011/10614
KARAR TARİHİ : 15.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacılar için 500’er TL destekten yoksun kalma tazminatının ihtarnamenin tebliğini takip eden 8. iş günü sonrası olan 15.6.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda … için 14.903,19 TL, … 4.583,87 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davacılar için 500’er TL’nin temerrüt tarihi olan 15.6.2007 tarihinden, bakiye olan davacı … için 11.422,55 TL, … için 3.167,09 TL nin ıslah tarihi olan 24.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve limit dahilinde davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte ZMSS’nı yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK.nun 98/1 nci maddesi hükmü uyarınca sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Dava konusu olayda davadan önce sigorta şirketine ihtar 4.6.2007 tarihinde tebliğ edilmiş ve 8 iş günü süresi 15.6.2007 tarihinde sona ererek davalı temerrüde düşmüştür. Bu itibarla, mahkemece davalının ıslah edilen bölüm bakımından da 15.6.2007 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek, asıl ve ıslah edilen miktar bakımından bu tarihten itibaren aracın kamyon oluşu da dikkate alınarak avans faize hükmetmek gerekirken, ıslah edilen bölüm bakımından ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinin hükümden çıkarılmasına ve yerine “1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; davacı … için 11.922,55 TL, … 3.667,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi 15.6.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan poliçe limiti dahilinde davalıdan tahsiline,” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 15.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.