YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9961
KARAR NO : 2011/10630
KARAR TARİHİ : 15.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı … için 1.000 TL destek, 25.000 TL manevi, … için 1.000 TL destek, 25.000 TL manevi, … için 1.000 TL destek, 25.000 TL manevi, … için 25.000 TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketi bakımından poliçe teminatları ile sınırlı olmak kaydı ile ) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda … için 97.933,92 tl, … için 2.653,16 TL, … için 6.709,06 TL.ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davacı eş … için 97.933,92 TL maddi, 15.000 TL manevi, … için 6.709,06 TL maddi, 10.000 TL manevi, … için 2.653,16 TL maddi, 7.000 TL manevi, … için 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı … sadece maddi tazminattan ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden limit dahilinde sorumlu olarak ) tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … vekili ile davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … vekili davacıların desteğinin araçta hatır için taşındığı ve desteğin, sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiği savunmasında bulunmuş, davalı sürücü …’de ceza mahkemesindeki savunmasına “ölen … ile arkadaş olduklarını, tekel büfesinden bira alıp içtiklerini, sonra aracın içinde de 2’şer tane bira içtik sonra ….ı evine bırakırken kazanın meydana geldiğini” ifade etmiş olmasına rağmen mahkemece bu konular değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmiştir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda BK.nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, öncelikle bu savunma üzerinde durularak, mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı, yani olayın özel şartları gözönüne alınarak araştırılmalı, hatır taşıması olduğunun anlaşılması halinde bilirkişi tarafından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından uygun oranda indirim yapıldıktan sonra poliçe limiti dikkate alınarak karar verilmesi gerekir.
Keza, murisin kendisi ile birlikte içki içen davalı sürücünün aracına binmesi BK’nun 44.maddesi gereğince müterafık kusur oluşturup oluşturmayacağı değerlendirip, tazminat tutarından belirlenecek kusur oranında indirim yapılması gerekip gerekmediğinin açıklığa kavuşturulması icap ederken, bu konuda her hangi bir araştırma yapılmadan hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir.
3-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Davacılar dava açmadan önce İzmir 8. noterinin 16.19.08 tarihli ihtarı ile davalılara müracaat etmiş, ihtar davalı … şirketine 23.10.2008 de tebliğ edilmiş olup, davalı … 05.11.2008 tarihinde temerrüde düşmüş olmasına rağmen sigorta şirketi yönünden faizin dava tarihinden itibaren başlatılması isabetli değildir.
4- Davacılar vekili dava dilekçesinde “sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere” talepte bulunmuş olmakla, manevi tazminatı talep dışı bırakmış olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda davalı … şirketinden manevi tazminat istemi de var kabul edilerek hakkında manevi tazminat davasının reddi ile lehine avukatlık ücreti takdiri doğru değil bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekili ile davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin, 3 ve 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ile davacılara geri verilmesine 15.11.2011 günü oybirliği ile karar verildi.