Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1021 E. 2011/8744 K. 06.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1021
KARAR NO : 2011/8744
KARAR TARİHİ : 06.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait olan taşınmazı diğer davalıya sattığını öne sürerek satış işlemlerine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece aciz belgesi ibraz edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davalar elinde kat’i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re’sen kendiliğinden gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtay’ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır. Somut olayda davacı tarafından kesin aciz belgesi ibraz edilmemiştir. Ancak borçlunun belirlenen adreslerine 09.07.2009 ve 12.09.2009 tarihlerinde iki kez haciz için gidilmiş ise de adreslerin kapalı olması nedeniyle haciz işlemi yapılamamış, borçluya
ait taşınmazlar üzerine haciz konulmuş, bu taşınmazlar üzerinde ise başka alacaklılara ait haciz ve ipoteklerin olduğu bunlar dışında başka mal varlığının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece borçlu davalının haciz konulan taşınmazlarının değerinin belirlenerek üzerindeki ipotek ve hacizlerden sonra davacı alacaklının alacağını karşılayıp karşılamayacağının irdelenmesi, borçlunun aciz halinin kabulü halinde davanın esasına girilerek tarafların delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 6.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.