Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/10385 E. 2012/3941 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10385
KARAR NO : 2012/3941
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, Konya 4. İcra Müdürlüğü’nün 2011/774 sayılı takip dosyasında, davalı tarafça müvekkili aleyhine 1.478.00 TL kasko rücu alacağının faiziyle birlikte tahsili için ödeme emri gönderildiğini ve süresinde itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, oysa, müvekkilinin aracını kazadan önce dava dışı şahsa noterden satarak teslim ettiğini, işleten olmadığını belirterek borçlu bulunmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davayı kabul ettiklerini, tescil kaydına göre takip başlattıklarından HUMK.’nun 94/2. maddesi uyarınca aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davanın kabulüne, davacının kaza nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile davacı yönünden takibin iptaline karar verilmiş; hüküm, vekalet ücreti yönünden taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme kararının gerekçesinde, “Davalı lehine ücreti vekalet ve mahkeme masrafına hükmedilmesi gerektiği” belirtilmiş; hüküm fıkrasının 3. bendinde, “Davalının dava açılmasına sebebiyet vermemesi ve açılmasında herhangi bir kusurunun bulunmaması nedeniyle ücreti vekalet ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına” denildiği halde, hüküm fıkrasının 5. bendinde, “Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT.’ye göre hesaplanan 550.00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” denilmiştir. Bu hal, HUMK.’nun 388. ve 389. maddelerine (HMK.’nun 298. maddesi) aykırılık teşkil ettiğinden, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 2.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.