Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/10435 E. 2012/3967 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10435
KARAR NO : 2012/3967
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, araçtaki hasarın müvekkili tarafından karşılandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.516,33 TL tazminatın 10.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Oyak Sigorta A.Ş. vekili, davacıya ait aracın, sigorta dolandırıcılığı yapan şebekenin işyerinde bulunduğunu, aracın şebeke tarafından sigortadan haksız sigorta bedeli almak üzere kullanıldığını iddia ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkil adına kayıtlı aracın davacı aracına çarpması sonucu hasarın meydana geldiğini, davacının zararının sigorta şirketi tarafından karşılanmak istendiğini ancak davacının aracını hasarlı gösteren belgeleri ibraz etmemesi nedeniyle hasarının karşılanmadığını, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacıya ait aracın sigorta dolandırıcılığı suçundan cezalandırılan sanıklara ait işyerinde bulunması, Emniyet Asayiş Şube Müdürlüğü’nün yazısı birlikte değerlendirildiğinde davacının sözünü ettiği maddi hasarlı trafik kazasının olağan şekilde gerçekleştiğine ve aracın kaza nedeniyle hasarlanarak tamir edildiğine dair kesin ve inandırıcı deliller sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın kaza sonucu hasarlandığını iddia ederek kaza tespit tutanağını, aracın tamirine ilişkin faturaları, hasarlı halini gösterir fotoğrafları, sigorta ekspertiz raporunu dosyaya sunmuştur. Mahkemece, davanın reddine gerekçe olarak gösterilen 14.01.2005 tarihli emniyet müdürlüğü yazısının, sigorta şirketlerine gönderilen bir yazı olduğu, bu yazıda, sigorta dolandırıcılığından haklarında işlem yapılan şahıslara ait bölgede hasarlı vaziyette tespit edilen araçların listesinin belirtildiği, listede 40 araç plakasının bulunduğu, plakalardan birisinin de davacıya ait aracın plakası olduğu görülmüştür. Bu yazıda, davacıya ait araçla ilgili ayrıca bir açıklama, yürütülen soruşturma ile bağlantısı hususunda bir detay bulunmadığı gibi yazının davaya konu kaza tarihinden yaklaşık 5 ay önce yazıldığı anlaşılmıştır. Yine mahkemenin red gerekçesinde belirttiği, Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2005/90 Esas ve 2009/4 Karar sayılı ilamının incelenmesinde, davacının sanıklar arasında yer almadığı, sanıklarla bağlantılı olduğuna dair bir tespitinde mevcut olmadığı görülmüştür. Dosyada mevcut soruşturma evraklarının incelenmesinde de, davacıya ait aracın plakasından bahsedilmemektedir. Bununla birlikte, davacı tarafça sunulan kaza tespit tutanağı, aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerdendir. Davalı … şirketinin talebi üzerine tanzim edilen ekspertiz raporunda, kaza ile hasarın uyumlu olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, emniyet müdürlüğünün yazısına ilişkin dayanak belgelerinin getirtilerek, o tarihteki hasarla, dava konusu kaza tespit tutanağındaki kaza arasında bağlantı olup olmadığı hususunda bilirkişiden ek rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Kaldı ki, davalı …, kazanın gerçekleştiğini kabul etmiş olup kusur oranı ve hasar miktarına göre davacının zararından sorumludur. Bu hususun da gözden kaçırılarak eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.