YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10566
KARAR NO : 2012/10511
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ : …
DAVACILAR :1-…,2-…,3-…, 4-…,5-…
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin oğlu ve kardeşleri olan …’nın, davalıya sigortalı araçta yolcu iken gerçekleşen kazada vefat ettiğini ve müvekkillerinin bu suretle ölenin desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek ıslahla birlikte davacı … için 36.937 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde, kazanın karayolunda meydana gelmemesi nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davacı … için 36.937,43 TL maddi tazminatın, dava dilekçesi ile talep edilen 6.000 TL’sinin dava tarihinden itibaren ve bakiye 30.937,43 TL’sinin ıslah tarihi olan 02.12.2010 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalı …Ş.’den tahsiline,
../…
– 2 –
2011/10566
2012/10511
diğer davacıların davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı isteminden ibarettir.
Kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk trafik sigortacısı olan davalı …Ş.’nin, 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde davalı yönünden temerrüt gerçekleşmektedir. Mahkemece anılan düzenleme uyarınca, davalı … şirketine yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığı araştırılarak, davadan önce temerrüde düştüğünün kanıtlanması halinde temerrüt tarihinden, aksi halde dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece anılan düzenleme uyarınca bir araştırmaya girilmeksizin, davalının dava dilekçesiyle talep edilen miktar bakımından dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş olup, davacı vekilinin bu hususa bir itirazı yoktur. Ancak mahkemece davalı … yönünden ödemekle yükümlü kılındığı tüm tazminata, davalının tüm alacak yönünden dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava dilekçesi ile talep edilen kısma dava tarihinden itibaren, ıslahla arttırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiş olması doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2.madde delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 1. bendinde yer alan “dava dilekçesi ile talep edilen 6.000-TL sinin dava tarihinden itibaren ve bakiye 30.937,43 TL sinin ıslah tarihi olan 02/12/2010 tarihinden” tümcesinin hükümden çıkarı-
../…
– 3 –
2011/10566
2012/10511
larak, yerine “dava tarihinden” tümcesinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı …’ya geri verilmesine 3.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.