YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10631
KARAR NO : 2012/4891
KARAR TARİHİ : 18.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … Oto Kiralama Şirketi’nin işleteni olduğu ve davalı … Genel Sigorta’ya kasko poliçesi ile sigortalı aracın müvekkilinin aracına çarpması nedeniyle meydana gelen hasar bedeli için karşı araç … poliçesinden karşılanmayan 26.210 TL.nin ödeme gününden itibaren başlayacak avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının hasar bedeli için yaptığı müracaatın, hasarın kaza ile ilgili olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Oto Kiralama şirketi vekili ise, kusur oranını ve davacı tarafından yaptırılan hasar tespitini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalı malik hakkında açılan davanın, aracın sürücüye kiralanmış olduğu gerekçesiyle husumet nedeniyle reddine, diğer davalı … hakkında açılan davanın ise, araçtaki hasarın kaza tespit tutanağında belirtilen olay sonucunda meydana geldiği hususunda şüpheden uzak yeterli delil mevcut olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, dava İstanbul 8.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/136 esas sayılı dosyasında açılmış, davalıların süresinde yetki itirazları üzerine mahkemenin 7.7.2009 gün 2009/179 sayılı kararı ile “mahkemenin yetkisizliğine, Beyoğlu Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğuna” karar verilmiş, yetkisizlik kararının 14.9.2009 tarihinde kesinleşmesi üzerine davacı vekilinin 1.10.2009 havale tarihli tahrik dilekçesi ile dosya yetkili Beyoğlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, yargılama sonucunda mahkemenin 2009/368 esas 2011/166 karar sayı 26.5.2011 günlü kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK’nun 193.maddesi “davacı iptaline karar verilen dilekçenin yerine yeni bir dilekçe düzenleyip vermek zorundadır. Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur. Her iki halde kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren 10 gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. Kanunda belirtilen ayrık hükümler saklıdır.” hükmünü amirdir.
Görevli mahkemeye başvuru için yasada yer alan 10 günlük süre hak düşürücü süre niteliğinde olup mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. HUMK’nun 193.maddesi kamu düzenine ilişkin hükümlerden olmakla yargılamanın her aşamasında resen nazara alınmalıdır. Bu hüküm usuli kazanılmış hakkın istisnasıdır. (HGK 18.1.2012 gün, Esas 2011/2-610, Karar 2012/1 sayı)
Eldeki dosyada yetkisizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren HUMK’nun 193.maddesinde açıklanan prosedüre uygun şekilde ve 10 günlük hak düşürücü sürede dilekçe verilmediği anlaşıldığından mahkemece kendiliğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulmuş olması açıkça kamu düzenine aykırılık teşkil etmektedir. Dolayısıyla temyiz edenin sıfatına, yada bu yönün temyiz edilip edilmediğine bakılmaksızın kamu düzenine aykırı bu hususun varlığının ve sonuçlarının gözetilmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerekir.
Hal böyle olunca yerel mahkemece hak düşürücü süre içinde yetkili mahkemeye başvurulmamış olması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.