YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10773
KARAR NO : 2012/9106
KARAR TARİHİ : 10.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı sürücü …’nın kusuru ile vuku bulan trafik kazasında sürekli malul kalacak derecede yaralanan müvekkilinin maddi ve manevi zarara maruz kaldığını belirterek 30.000 TL tedavi ve maluliyet zararı ile 25.000 TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davalı sürücünün idaresindeki aracın trafik sigortacısı olan müvekkilinin zarardan sigortalının kusuru nisbetinde poliçe ile sorumlu olduğunu savunmuştur.
Davalı …, kazanın meydana gelmesinde davacı motorsiklet sürücünün kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporları ile sair dosya kapsamına nazaran; tedavi ve maluliyet zararı olarak 30.000 TL maddi tazminatın davalılarından müştereken ve müteselsilen (… yönünden olay tarihi olan 11/06/2005 tarihinden itibaren davalı … yönünden dava tarihi olan 14/12/2005 tarihinden itibaren), 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber davalı …’dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, davalı … vekili ile davalı …’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; dava sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı … şirketinin sadece maddi tazminat ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir. Davacının talebi mahkemece aynen kabul edilmiştir. Ancak dava sanki kısmen kabul edilmiş gibi sigorta şirketi yararına vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmadığından, kararın işbu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı … vekili ile …’nın diğer temyiz itirazına gelince;
a- Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin tedavi masraflarının tahsili, maluliyet zararı ile manevi zararının tazmini olmak üzere üç kalemden oluşan dava açmıştır. Davacı vekili yargılama safahatında maddi tazminata ilişkin nakdi talebinin ne kadarının tedavi zararına yahut maluliyet zararına ilişkin olduğunu açıklamamış, mahkemece de bu hususta bir açıklama talep edilmemiştir. Şu halde temyizen incelenen kararın dava dilekçesinin açıklatılması, talebin sarahat kesbi için bozulması gerekmiştir.
b-6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile 2918 sayılı KTK.nun 98. maddesinde yapılan değişiklikle “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı,
Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacağı, söz konusu tutarın, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebileceği, aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat
kapsamındaki yükümlülükleri sona ereceği, Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunun söz konusu tutarı % 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkili bulunduğu,
Bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı,
Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirleneceği, Trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esasların Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirleneceği.” hükmüne yer verilmiş,
6111 sayılı yasanın geçici 1. maddesinde de, ” Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerininde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı….” hükmü getirilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasa hükümleri kapsamında dava konusu tedavi giderleri yönünden davalı … tarafından …ya aktarım yapılıp yapılmadığının araştırılması ve yargılama sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı yasanın 98. maddesi hükümleri çerçevesinde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken 2918 sayılı yasanın değişik 98. maddesi hükmünün gözardı edilerek yazılı şekilde davalı … şirketinin sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, temyiz edilen kararın yukarıda 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılara geri verilmesine 10.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.