YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10774
KARAR NO : 2012/4145
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 10.499,02 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın olayda %100 kusurlu olduğunu, davalı hakkında Samandağ İcra Müdürlüğünün 2008/709 sayılı dosyasında 10.499,02 TL asıl alacak ve 579,89 TL işlemiş faiz toplamı 11.078,91 TL üzerinden icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, 28.4.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini daraltarak 10.441,55 TL asıl alacak 576,70 TL işlemiş faiz toplamı 11.008,25 TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile davalının Samandağ İcra Müdürlüğünün 2008/709 sayılı dosyasına vaki itirazının 11.008,25 TL için iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, BK.nun 133. maddesi gereğince icra takibinin zamanaşımını kesmesine, icra takibinin zamanaşımı süresi içinde yapılmasına, davanın süresi içinde açılmış olmasına, kaldı ki 2918 sayılı KTK.nun 109/2 maddesi uyarınca yaralamalı trafik kazalarında ceza zamanaşımı süresinin geçerli bulunmasına, davalı taraf aracının özel oto olması nedeniyle yasal faiz uygulanmasının yerinde olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK.nun 1301. maddesine dayanılarak itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili 10.499,02 TL asıl alacak ile 579,89 TL işlemiş faiz toplamı 11.078,91 TL üzerinden davalı aleyhine icra takibi yapmış bilirkişi tarafından 10.441,55 TL asıl alacak ve 576,70 TL işlemiş faiz zararı olduğunun tesbiti üzerine 28.4.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini daraltarak 10.441,55 TL asıl alacak, 576,70 TL işlemiş faiz toplamı 11.008,25 TL yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Bu durumda mahkemece ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmesi ve talebin daraltılması feragat hükmünde olduğundan 11.008,25 TL yönünden davanın kısmen kabulüne, icra takip talebinde istenilen 11.078,91 TL ile ıslah dilekçesinde talep edilen 11.008,25 TL arasındaki fark olan 70,66 TL yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde 11.008,25 TL için dava açılmış gibi davanın kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 5.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.