YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11077
KARAR NO : 2012/3977
KARAR TARİHİ : 02.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı …’ya satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Davalı … vekili, satışların mal kaçırma amacıyla yapılmadığını ve taşınmazların değerlerinin tespitinde ipotek yükünün dikkate alınmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, satışlar ile gerçek değer arasında bedel farkı bulunduğu ve davalı …’un borçlunun yönetim kurulu başkanı olduğu şirkette idari işler koordinatörü olması nedeniyle borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan tasarrufta ipotek bedellerinin satış tutarlarına eklenmesi halinde dahi edimler arasında aşırı fark bulunacağına, davalı borçlunun aciz halinde olduğunun icra dosyasındaki haciz tutanağı ve diğer belgelerden anlaşılmasına, İİK’nın 278/III-2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun düzenlenmiş olmasına, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, buna ilaveten davalı …’nın borçlu …’nın yöneticisi olduğu Delta İnşaat San. ve Tic. A.Ş. adına işlem yapması ve bu şirketin borçları için dava konusu taşınmazlar üzerine ipotek tesis ettirmesi nazara alındığında borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/I) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki rayiç değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir. Somut olayda alacak miktarının taşınmazın tasarruf tarihindeki rayiç değerinden daha az olduğu anlaşılıyor ise de, 16/12/2009 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu 3 adet parselin satış tarihi olan 08/02/2007 itibariyle toplam değerinin 1.070.160,00 TL olmasına rağmen harç ile vekalet ücretinin 1.111.320,00 TL üzerinden hesaplanması suretiyle fazladan harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan “1.111.320,00” ibaresinin çıkarılarak yerine “1.070.160,00” ibaresinin yazılmasına, yine aynı bentteki “61.201,41” ibaresinin çıkarılarak yerine “58.756,50” ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan “1.111.320,00” ibaresinin çıkarılarak yerine “1.070.160,00” ibaresinin yazılmasına, yine aynı bentteki “50.059,60” ibaresinin çıkarılarak yerine “48.824,80” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 2.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.