YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11222
KARAR NO : 2012/2097
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, ….İcra Müdürlüğü’nün 2010/4391 sayılı takip dosyasından haczedilen … plakalı araçların, haczin tarihlerinden önceki tarihlerden noter satış sözleşmeleriyle borçludan satın alındığını ileri sürerek hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı 3.kişi ile borçlu şirket yetkilisinin akraba olup aralarında muvazaalı ilişki bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiş daha sonra verdiği dilekçe ile hacizlerin kaldırıldığını beyan etmiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece dava konusu araçlar üzerindeki hacizlerin kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, noter satışları hacizlerden önce olup yapılan satış işlemlerinin geçerli olduğu satışların muvazaalı olduğu ispat edilemediğinden davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçeleriyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama masraflarının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değer-
lendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın ilk oturuma kadar davalı alacaklı tarafından kabul edilmemesine ve haczin de dava açıldıktan çok sonra kaldırıldığının anlaşılmasına, bu nedenle davalı alacaklının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik olmamasına göre davalı alacaklının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96.vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. İstihkak davalarında hacze karşı çıkmayan borçlunun davada taraf olarak gösterilmesi zorunlu değil ise de dava dilekçesinde borçlu davalı olarak gösterilmiş ve taraf teşkili de bu şekilde sağlanarak karar verilmiştir. Mahkemece taraf teşkili bu şekilde sağlanmasına karşın vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden doğan sorumluluğun sadece davalı alacaklıya yüklenmesi doğru görülmemiştir. Bununla birlikte bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3. ve 4. bentlerindeki “davalıdan” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerlerine “davalılardan müştereken ve müteselsilen” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 23.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.