YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11306
KARAR NO : 2011/11408
KARAR TARİHİ : 29.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 1.11.2011 Salı günü davacılar vekili Av. … geldi. Davalı …vekili Av. … ve davalı … ve … vekili Av. … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın yaya …’a çarparak yaralanmasına neden olduğunu davacının uzun süre tedavi gördüğünü, diğer davacıların …’ın anne baba ve kardeşleri olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere … için 10.000 TL. maddi, 75.000 TL. manevi, baba Kemalettin için 8.000 TL. diğer davacılar için ayrı ayrı 12.000 TL. olmak üzere 125.000 TL. manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … ve … vekili ve davalı … Şirketi vekili olay tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davalıların zamanaşımı itirazının kabulü ile olay tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Haksız eylemden doğan maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı, zarar görenin zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği günden başlayarak bir yıldır. Karayolları Trafik Kanununun 109/1. maddesinde bu süre iki yıl olarak öngörülmüştür. Zamanaşımının oluşması için zararın ve tazminat sorumlusunun birlikte öğrenilmesi gerekir,
Bazı hallerde, zararın öğrenilmesi, onun kapsamının değil, varlığının öğrenilmesi anlamındadır, zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hal ve şartların öğrenilmesi, zararın öğrenilmiş sayılması için yeterlidir.
Buna karşılık ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık “gelişen durum” ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler (zarardaki değişme) söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır. (HGK, 15.11.2000 gün ve: 2000/21-1609 K: 2000/1699, 4.HD 13.05.1980 gün ve 1980/3493-6206 sayılı; 26.01.1987 gün, 1986/7532 esas, 1987/485 karar sayılı kararı ).
Dava konusu olay 10.1.2004 tarihinde meydana gelmiş dava ise 7.4.2011 tarihinde açılmıştır. Mahkemece davalının süresinde yaptığı zamanaşımı itirazı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de davacılar tarafından Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi‘nin 2005/724 E-2011/129 K. Sayılı dosyası ile açılan davada, Adli Tıp Kurumundan alınan 11.6.2010 tarihli raporda, davacının 10.8.2007, 11.9.2009 ve 11.6.2010 tarihlerinde muayenesinde %53 oranında maluliyetinin olduğu belirlenmiştir. Dosyada mevcut rapora göre, davacının bedensel zararı 11.6.2010 tarihine kadar gelişim göstermiş, bu rapor tarihinde bedensel zarar kesinlikle belirlenebilmiştir. Bu bakımdan davacının kesin rapor tarihinden itibaren 2918 sayılı karayolları trafik yasasının 109. maddesinde belirtilen iki yıl geçmeden
7.4.2011 tarihinden açtığı bu dava yönünden zamanaşımından söz etmek mümkün değildir. mahkemece açıklanan bu hususlar dikkate alınarak zamanaşımı itirazının reddi ile davanın esası incelenerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 825, 00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 29.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.