YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11384
KARAR NO : 2012/4100
KARAR TARİHİ : 04.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlular Şükrü ve … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu Ramazan ve Şükrü’nün üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalı …’ya, Levent’in Akpak Orman Ür.Nak.Gıda Tur. Tic. San. Ltd. Şti.’ye, sözkonusu şirketinde …’e sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, … …, … ve Akpak Orman Ür.Nak.Gıda Tur. Tic. San. Ltd. Şti.’ye usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece borçlu Şükrü ile davalı … arasında akrabalık bağı, iş ortaklığı ve arkadaşlık gibi kötüniyeti gösterir halin ispatlanamadığı, tasarrufa konu taşınmaz satışında yasanın tarif ettiği anlamda pek aşağı bir değer olmadığı, ayrıca uygulamada resmi senetlere taşınmazın satış değerinden daha düşük değer yazıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı …’e ilişkin olarak, İİK’nın 282. maddesinde tasarruf iptal davasının kimlere yöneltilebileceği sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılması gerekir. Bunlardan başka kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. Somut olayda davacı ile davalı arasında akrabalık bağı iş ortaklığı ve arkadaşlık gibi kötüniyeti gösterer halin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazlara ilişkin tasarruflar davalı borçlu … tarafından yapılmış olup, dava konusu edilen taşınmazlar arasında davalı borçlu … tarafından yapılan bir tasarruf işlemi bulunmamaktadır. Bu bakımından, davalı … yönünden davanın açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken farklı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması sonucu itibariyle doğru olması nedeni davacı vekilinin davalı …’e yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu davalıya yönelik hükmün onanması gerekmiştir.
2-Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece borçlu Şükrü ile davalı … arasında akrabalık bağı, iş ortaklığı ve arkadaşlık gibi kötüniyeti gösterir halin ispatlanamadığı, tasarrufa konu taşınmaz satışında yasanın tarif ettiği anlamda pek aşağı bir değer olmadığı, ayrıca uygulamada resmi senetlere taşınmazın satış değerinden daha düşük değer yazıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
İİK’nın 280/I fıkrasında malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceğine işaret edilmiştir. Somut olayda davalı borçlu Şükrü ile davalı …’ın kardeş oldukları, Şükrü ile Ramazan’ın davalı … Ür. Nak. Gıda Tur. Tic. San. Ltd. Şti.’nin ortakları iken Şükrü’nün şirket hissesini kardeşi Ramazan ve dava dışı…’ye devrettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazların Şükrü’den davalı 3. kişi konumundaki Levent’e satışından sonra Levent tarafından davalı şirkete satılması sırasında davalı …’i borçlunun kardeşinin halen ortağı olduğu ve kendi hissesini de sattığı… temsil etmiştir. Davalı şirket tarafından davalı …’e yapılan satışta ise davalı şirketi …, davalı …’i ise … temsil etmiştir. Dava konusu taşınmazlar davalı şirket tarafından …’e yapılan satışı nedeni ile dava dışı alacaklısı tarafından Antalya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi’nin 2007/458 Esas, 2009/569 Karar sayılı dosyasında da iptal davasına konu edilmiş, bu davada ise davalı … ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğunun belirlenmesi ve değer farkı nedeni ile tasarrufun iptali yönünde hüküm tesis edilmiş ve sözkonusu mahkeme kararı Dairemizin 2010/2044 Esas, 2010/5925 Karar sayılı kararı ile onanmıştır. Bu bakımdan davalı …’i taşınmaz satışında temsil eden Adem’in borçlunun kardeşi ile aynı şirkette ortak olması, borçlunun davalı şirketin eski ortağı olması ve kardeşinin halen bu şirkette ortak olması ve …’in davalı şirket ile ticari ilişkisinin bulunduğu yönündeki mahkeme kararın Dairemiz Onama hükmü ile de belirlenmiş olması bakımından davalılar Levent, Akpak Orman Ür. Nak. Gıda Tur. Tic. San. Ltd. Şti. ve Mehmet’in borçlunun alacaklıdan mal kaçırma kastını ya da alacaklıyı ızrar kastını bilebilecek durumdadır. Hal böyle olunca davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı …’e yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı ile ilgili hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılar …’e yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu davalıya yönelik hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2,75 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 4.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.