Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/11667 E. 2012/4748 K. 16.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11667
KARAR NO : 2012/4748
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca, davalının işleteni olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, hasar bedeli 10.810 TL’nin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, davalıya ait araç sürücüsünün %50 kusur oranına isabet eden kısımdan davalı aracının trafik sigortacısından tahsil edilen miktarın mahsubu ile bakiye 1.892 TL asıl alacak ve 174,54 TL işlemiş faizi için davalıya yönelik başlatılan icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya sigortalı aracın müvekkillerine ait araca arkadan çarptığını, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, davalının 1.892 TL asıl alacak için icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, da valı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK’nun 1301. maddesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değil, bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinde yazılı “Asıl alacak likit olduğundan asıl alacak miktarının %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.