YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/118
KARAR NO : 2011/3294
KARAR TARİHİ : 11.04.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişiler ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine Bozüyük 1.İcra Müdürlüğünün 2008/1792 Esas sayılı dosyasından yapılan takipte, 16.8.2008 tarihinde uygulanan haciz işleminde borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) cevap vermemiştir.
Davacı 3.kişiler … ve … tarafından aynı haciz işleminde haczedilen bir kısım menkuller hakkında İİK.nun 96.maddesine dayalı olarak aynı davalılar aleyhinde açılan ve yukarıda esas numaraları belirtilen dava dosyaları bu dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece; davacı 3.kişi şirketin borçluya icra takibinin yapıldığı aşamada kurulan bir şirket olduğu, borçlu şirket ile 3.kişi şirket ortaklarının aynı kişiler olduğu, adreslerin aynı olduğu, davacı şirketin borçlu şirketi haciz baskısından kurtarmak için kurulduğu ve mahcuz malların borçlu şirkete ait olacağı, kira sözleşmesine dayanan davacı gerçek kişi yönünden de bilirkişi raporuna göre, ibraz edilen bir kısım faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu gerekçesiyle, asıl davada; davacı şirketin davasının reddi ile davacı 3.kişi şirketin takibe konu alacağın % 40’ı oranında tazminatla sorumlu tutulmasına, birleştirilen 2008/43 Esas sayılı davada; davacı 3.kişi …’ın davasının reddi ile bu davacının dava konusu ettiği mahcuzun değerinin % 40’ı oranında tazminatla sorumlu tutulmasına, birleştirilen 2008/44 Esas sayılı davada; davacı 3.kişi …’ın davasının kısmen kabulü ile 16.8.2008 tarihli haciz tutanağının (2.),(4.),(7.) ve (10.) sırasındaki menkuller yönünden davanın kabulü ile bu mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına, tutanağın (1),(3),(9) ve (13.)sırasındaki mahcuzlar hakkındaki davanın reddine ve bu davacının da dava konusu ettiği ancak reddedilen mahcuzların değerinin % 40’ı oranında tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı (3.kişiler) vekili ve davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı (alacaklı) vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının, davacı 3.kişiler vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Davacı 3.kişiler vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
a-)Mahkemece 16.8.2008 tarihli haciz tutanağının 11.sırasında yer alan ve davacı 3.kişi Halim tarafından dava konusu edilen mahcuz (Jenaratör Kaynak Makinası) yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, HUMK.nun 388.maddesine aykırı olarak bu mahcuz hakkında herhangi bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
b-) İİK.nun 97/3.maddesine göre “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36.maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür. Anılan madde gereğince, mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak, takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur.İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine karar vermiş olmasına karşın, 3.kişiden teminat alınması kararlaştırılmamış veya karar altına alınmış olsa bile bu teminat 3.kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez. Somut olayda, İİK.nun 97/13. maddesinde öngörüldüğü şekilde, bu dava nedeniyle takibin ertelendiğine veya ihtiyati tedbir yolu ile icra takibinin durdurulduğuna ilişkin hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Bu durumda, bu dava nedeniyle 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemeyeceğinden ve İİK.nun 97/13. maddesi koşulları davalı (alacaklı) yararına oluşmadığından, davacı 3.kişiler aleyhine %40 tazminata hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
c-)Kabule göre; hükmedilecek tazminatın matrahını belirlerken takip konusu alacak ile hacizli malın değerinden hangisi az ise o değerin esas alınması gerekirken, davacı 3.kişi şirket aleyhine olarak, takip konusu alacak miktarının esas alınması da doğru olmamıştır.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının, davacı 3.kişiler vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bette açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişiler vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde tem-
yiz eden davacı 3.kişilere geri verilmesine ve 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140.maddesi gereğince davalıdan harç alınmamasına 11.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.