YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11851
KARAR NO : 2012/1431
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, müvekkilinin alacağından dolayı borçlu aleyhine Adana 1.İcra Müdürlüğünün 2009/8668 sayılı dosyasından yapılan takipte uygulanan 11.7.2011 tarihli haciz işleminde, haczedilen mahcuz hakkında 3.kişi tarafından haksız olarak istihkak iddiasında bulunulduğunu ileri sürerek, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili ile davalı borçlu vekili davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece; icra müdürlüğü tarafından haciz işlemi İİK.nun 99.maddesine göre yapılarak davacı alacaklıya dava açmak için süre verilmiş ve davacı tarafından dava açılmış ise de, haciz işlemi ile ilgili olarak davacı alacaklının şikayeti üzerine, mahkemenin 2011/387-532 sayılı dosyasından haczin İİK.nun 97.maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verildiği, bu durumda, davacı alacaklının dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı/kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar dosyada mevcut delillere uygun düşmemektedir.
Kural olarak; borçlu ile üçüncü kişi haczedilen malları birlikte ellerinde bulundurduklarında, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olup, bu yasal karinenin aksinin 3.kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. İcra memurunun İİK’nun 97.maddesine göre işlemiyapması gerekirken, hatalı olarak İİK’nun 99.maddesine göre işlem yapması ve alacaklının dava açmak zorunda bırakılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Yasaları doğru uygulamakla görevli mercii hakimi de icra memurunun hatalı işlemi ile bağlı değildir.
Somut olayda, dava konusu mahcuz 11.7.2011 tarihinde takip talebinde gösterilen ve borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste haczedilmiştir.
Bununla birlikte ve dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, davacı alacaklının hatalı memur muamelesinin iptali ile haczin İİK.nun 97/a maddesi uyarınca yapılmış sayılması için açmış olduğu şikayet davası sonucunda, Adana 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 28.9.2011 gün ve 2011/387-532 …sayılı kararı ile şikayetin kabulüne ve İİK.nun 99.maddesine göre yapılan haczin İİK.nun 97/a maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verildiği, kararın 3.kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyanın halen temyiz incelemesinde olduğu (Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 2011/28432 Esas) anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere, İcra Müdürlüğünce hatalı olarak haczin İİK.nun 99.maddesine göre yapılarak dava açmak üzere alacaklıya süre verilmiş olması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı gibi, mahkemenin 2011/387-532 …sayılı kararı ile her ne kadar haczin İİK.nun 97/a maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verilmiş ise de anılan kararla 3.kişiye dava açmak üzere ayrıca bir süre verilmemiş olduğundan, mahkemece anılan dosya neticesinin beklenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden
davacı alacaklı ve davalı 3.kişiye geri verilmesine 13.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.