Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/11895 E. 2012/2170 K. 27.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11895
KARAR NO : 2012/2170
KARAR TARİHİ : 27.02.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (Alacaklı) vekili, müvekkilinin alacağından dolayı dava dışı borçlu … aleyhine ….İcra Müdürlüğünün 2007/2411 sayılı dosyasından yapılan takipte, 20.6.2007 tarihinde yapılan haciz işleminde, davalı 3.kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu ileri sürerek, istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (3.kişi) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; haciz yapılan işyerinin davalı 3.kişi adına kayıtlı olduğu ve davalı 3.kişi ile borçlu arasında muvazaa yapıldığı iddiasının davacı (alacaklı) tarafından ispat edilemediği, mahcuzların davalı 3.kişiye ait bulunduğu gerekçesiyle, sübut bulmayan davanın reddine, mahcuzların değerinin %15’i oranında kötüniyet tazminatının davacı alacaklıdan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı (alacaklı) vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, davacı alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için, İcra ve İflas Kanunu’nun 97/15. maddesi uyarınca alacaklının kötü niyetinin gerçekleşmesi gerekir. Alacaklının üçüncü kişinin istihkak iddiasına karşı çıkması kötü niyetli bir davranış olarak nitelendirilemez. Alacaklının kötü niyeti kanıtlanmadığından tazminatla sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve 6100 Sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının tazminatla ilgili olan (2) nolu bendinin tümüyle hükümden çıkartılarak yerine “Davacı alacaklının kötüniyeti kanıtlanmadığından tazminatla sorumlu tutulmasına yer olmadığına” tümcesinin yazılmasına ve hükmün davacı yararına düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 27.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.