YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12057
KARAR NO : 2012/4569
KARAR TARİHİ : 12.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’ün alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 29.4.2010 tarihinde 1/3’er hisse oranında oğulları olan diğer davalılara sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu …,annesi ve babasından kalan toplam ondört taşınmazda hissesi bulunduğundan aciz halinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar,davacının teyzeleri olduğunu davayı kötüniyetle açtığını,borçlu annelerine miras yoluyla intikal eden ondört taşınmazın borcu karşılacak nitelikte olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davalı borçlu hakkında alınmış geçici veya kati aciz belgesi sunulmadığı, borçlu adına kayıtlı başka taşınmazlar olup bu malların satışı hususunda icra dosyasında yapılmış bir işlem bulunmadığı, borçluya ölü annesinden ve babasında intikal edecek taşınmazlar bulunduğunun belirtildiği, bu taşınmazların miktarı ve değeri hususunda bir işlem yapılmadığı bu yönüyle dava koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu davanın koşullarından biri, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davaya dayanak yapılan icra dosyasında borçlu hakkında alınmış geçiçi veya kat’i aciz belgesinin alınmış olmasıdır. Aciz belgesi karar kesinleşinceye kadar mahkemeye sunulursa dava koşulu yerine getirilmiş sayılır.
Somut olayda borçlunun tebligat adresinde yapılan 3.6.2010 tarihli haciz tutanağından borçlunun ev adresinde haczi kabil malının bulunmadığı belirlenmiş ise de borçlu adına kayıtlı Alanya … Köyü 120 ada 7 parselde 3/64 hisseye 22.6.2010 tarihinde haciz konulduğu 6.9.2010 tarihinde kıymet takdiri talebinde bulunulduğu ancak kıymet takdirinin henüz yapılmadığı, borçlu adına kayıtlı… plakalı aracın trafik kaydına 16.6.2010 tarihinde haciz konulduğu kıymet takdiri yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalılar borçluya mirasen intikal eden ondört parça taşınmaz olduğunu belirtmesine rağmen bu konuda mahkemece herhangibir araştırma da yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece davalı borçlu adına kayıtlı olup haciz konulan taşınmaz ve aracının kıymet takdir raporu ile davalıların cevap dilekçesinde bildirdikleri borçluya mirasen intikal eden taşınmazların tapu kayıtları celp edilerek borçluya düşen miras hissesinin değeri yönünden keşif yapılması ve borçlunun aciz halinde olup olmadığının bu şekilde tesbiti,aciz halinde ise davanın esasına girilerek mevcut delillere göre karar verilmesi,aciz halinde olmadığının belirlenmesi halinde ise şimdiki gibi davanın ön şart yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.