Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12255 E. 2012/5644 K. 04.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12255
KARAR NO : 2012/5644
KARAR TARİHİ : 04.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın trafik kazasında hasarlandığını, davalıya ihbar yapıldığını ancak sigorta tazminatı ödenmediğini ileri sürerek, 9.000,00 TL. sigorta tazminatının avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza tespit tutanağı altındaki imzanın kazayı yapan sürücü olarak gösterilen kişiye ait olmadığını, doğru ihbar yükümlülüğüne uyulmadığını ve hasarın sigorta teminat kapsamında kalmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacı … ettirenin doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğinden hasarın sigorta teminatı kapsamında kaldığının ispat yükünün davacı tarafta olduğu ve davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Kasko Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindedir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya
aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi devrilmesi düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan TTK.nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değilde, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartalırınn A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda açıklanan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK.nun 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkca aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Uyuşmazlık, rizikonun ihbar edildiği şekilde meydana gelip gelmediği, dolayısıyla hasarın teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; davalıya kasko sigortalı aracın 11.11.2008 tarihli trafik kazasında hasarlandığına dair taraflar arasında trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiş, kazanın ihbarı üzerine davalı … şirketince 29.12.2008 tarihli ekspertiz raporu düzenlenmiş, hasarlı aracın fotoğrafları çekilmiş, ayrıca Mersin 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/42 D.İş sayılı dosyasından aracın bulunduğu yerde yapılan tespitte makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır. Bununla birlikte, sigortalı aracın çarptığı araç için davacının trafik sigorta poliçesini temin eden … Sigorta A.Ş. nin poliçe kapsamında zarar gören araç için 13.2.2009 tarihinde 6.500,00 TL.lık hasar ödemesi yaptığı,
hasar dosyasının dosya içinde mevcut olduğu da görülmektedir. Mahkemece olaya ilişkin olarak tanıklar dinlenmiş, tanıklar kazanın kaza tespit tutanağında belirtildiği şekilde meydan geldiğini belirtmişlerdir. Bu durumda ve dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, poliçe geçerlilik süresi içinde sigortalı aracın hasara uğradığını kabul etmek gerektiği gibi, sürücünün başka kişi olup sürücü değişikliği yapıldığı ya da hasarın belirtilen zaman, yer ve şekilde değil de başka şekilde meydana geldiği, ispat yükü kendisinde olan davalı … şirketince ispat edilmelidir. Davalı sigortacı tarafından rizikonun gerçekleşme şeklinin kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak bildirildiği soyut iddialar dışında somut delillerle kanıtlanabilmiş değildir.
O halde mahkemece, dava konusu hasarın kasko sigortası teminat kapsamında kaldığının kabulü ile sigortalı araçta oluşan gerçek zarar miktarının uzman bilirkişiden alınacak raporla belirlenmesinden sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporuna bağlı kalınarak ve delillerin yanlış değerlendirilmesi sonunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.