YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12299
KARAR NO : 2012/10382
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ : Sakarya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
…
-K A R A R-
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 2.10.2012 Salı günü davacı … Katılım Bankası A.Ş vekili Avukat … geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlular … Tarım Hayvancılık Petrol Nakliyat İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti. ile … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını ileri sürerek borçlu Şirket’in, dava konusu taşınmazını davalı …’e onun da davalı …’a satışından dolayı bu taşınmaz için nakten tazmine diğer borçlu … ’in ise taşınmazlarını davalı …’e satışına ilişkin tasarrufun da iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlular vekili davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ve … duruşmada taşınmazları tanıdıkları olan borçlulardan aldıklarını ifade etmişlerdir.
Diğer davalı … usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
../…
– 2 –
2011/12299
2012/10382
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davalı …’e yapılan satışlar Akyazı gibi bir ilçede ve borçlu Şirket gibi bir işletmesi bulunan kişiden aynı günde, 8 adet (mesken ile dükkandan oluşan) taşınmazın alımı şeklinde gerçekleşmiştir. Buna ilaveten taşınmazların üzerinde gerçek değerlerinin mislini aşan miktarda da ipotek bulunmaktadır. Bu şekilde yapılan bir satışta davalı …’e taşınmazların maliyeti, gerçek değerlerinin iki katından dahi yüksektir. Belirtilen nedenlerle bu satışların hayatın olağan akışına uygun düşmediği açıktır. Davalı …’in de borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğu da anlaşılmaktadır (İİK. m. 280/I). Mahkemece bu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Dava konusu 7644 parsel ise tapu kaydına göre üzerinde benzin istasyonu, motel, lokanta ve kafeterya bulunan bir ticari işletme niteliğindedir. Davalı …’in sıhri hısımı olan …’e satılmış olup adı geçen davalının, bacanağının damadı olduğunu da duruşmada beyan etmiştir. Kanunun belirlediği yakın akrabalık olmasa da bu yakınlıktan dolayı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğu anlaşılmaktadır (İİK. 280/I). Kaldı ki İ.İ.K.nın 280/son fıkrasına göre ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdir-
../…
– 3 –
2011/12299
2012/10382
de bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir. Davalı …’in bu prosedürü işlettiği de söylenemez. Bu davalı açısından da davanın reddi isabetli değildir.
Mahkemece açıklanan durumlar nazara alınarak davacının talebini bedele dönüştürdüğü de gözden uzak tutulmadan davanın kabulüne karar verilmesi yerine yazılı gerekçelerle davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.