YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12504
KARAR NO : 2012/10383
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1-…,2-…
BİLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ : Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1-…,2-…,3-…
-K A R A R-
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki birleştirilen dosyanın davalısı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 2.10.2012 Salı günü davacı … vekili Avukat … ve davalı … vekili Avukat … geldi. Diğer davalılardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı … vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu araçlardan birini davalı …’a satışına ve başka bir aracını da davalı …’ye onun da …’e satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davalı … vekili ile davalılar … ve … davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tasarrufların vergi borcunu ödememek için yapıldığı gerekçesi davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde borçlunun yaptığı iki araç satışının iptaline karar verilmesi talep edilmiş ve yargılama sonunda gerekçe kısmında “vergi borcunun tamamının tahsilini sağlayıncaya kadar öncelikle dava konusu araçlardan … plakalı araçtan olmak üzere” şeklinde bir ifadeye yer verilerek hüküm fıkrasında ise açılan davanın kabulüne biçi-
../…
– 2 –
2011/12504
2012/10383
minde infazda tereddüt oluşturacak bir hüküm kurulmuştur. Ayrıca iptal kararı verilmiş olsa bile tasarruf tarihinde doğmuş ve (sonradan bile olsa) kesinleşmiş vergi alacağı miktarı belli edilmeden belirsiz olarak “vergi borcunun tahsili sağlanıncaya kadar” şeklindeki bir ifade ile karar verilmesi doğru değildir.
Davalı … açısından da davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Bu davalı açısından yapılan satışta bedel farkının bulunması başka iptal nedenleri bulunmadığı sürece tek başına davanın kabulüne yeterli değildir. Davacı tarafından davalı …’in borçlu … ile bir akrabalığı, yakınlığı, arkadaşlığı, iş ortaklığı gibi davalı borçlunun, vergi alacağının tahsiline imkan bırakmamak için hareket ettiğini bilebilecek olmasını gerektiren bir delil de sunulmuş değildir. Bu durumda davalı … açısından davanın reddi ile davalı … yönünden davanın bedele dönüştüğü kabul edilerek bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’ye verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 2.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.