Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12731 E. 2012/3424 K. 21.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12731
KARAR NO : 2012/3424
KARAR TARİHİ : 21.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan bozma ilamında, borçlunun yaptığı iptale tabi tasarrufların, üç grup altında ve İİK’nın 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlendiği ancak bu maddelerde iptal edilebilecek tüm tasarrufların, sınırlı olarak sayılmadığı, Kanun’un, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bıraktığı (İİK.md.281), bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK’nın 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkemenin bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre de iptal kararı verebileceği (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı), belirtilerek mahkemece davalılar arasındaki tasarrufun yapıldığı tarih olan tapuya tescil tarihinde, taşınmazın tapudaki satış bedeli ile o tarihteki gerçek değeri arasında mislini aşan fark bulunup bulunmadığının araştırılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik
bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK’nın 278/III-2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine, davacı alacağının doğum tarihinin senedin tanzim edildiği gün olmasından dolayı yapılan tasarruftan önce olduğunun anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Somut olayda dava konusu edilen taşınmaz 3.kişi Ahmet tarafından elden çıkarıldığı gelen kayıtlardan anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yöne ilişkin davacı talebi sorulmadan ve 4. kişinin davaya dahil edilmemesi halinde ise davalı … açısından bedele dönüşme şartları yönünden inceleme yapılmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 21.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.