YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12744
KARAR NO : 2012/4872
KARAR TARİHİ : 18.04.2012
MAHKEMESİ : Küçükçekmece Asliye 2. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu …n’ın üzerine kayıtlı dava dışı şirket hisselerini mal kaçırma amaçlı davalı … Gordi’ye devrettiğini belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Gordi vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …’e usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece dava konusu olan hisse senetlerinin devrinin borcun doğumundan önce olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu olan hisse senetlerinin devrinin borcun doğumundan önce olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve toplanan deliller varılan sonuç için yeterli değildir.
Bu tür davalarda iptal kararı verilebilmesi için kural olarak borcun tasarruf tarihinden önce doğmuş olması gerekir. Alacaklının, borçlanmanın gerçekleştiği tarihteki borçlunun malvarlığına güvenerek işlem yapması gözönüne alınarak, borcun doğumundan önceki tasarruflar iptal davasına konu edilemez. Bu nedenle borcun hangi tarihte doğduğu ve borcun doğumuna ilişkin hukuksal nedenin kaynağının araştırılması gerekir. Borcun doğumu haksız bir eylemden kaynaklanıyor ise haksız eylem tarihinin, hukuki bir işlem ise hukuki işlemin gerçekleştiği tarihin borcun doğum tarihi olarak kabulü gerekir. Somut olayda, davacının takip konusu yaptığı alacak çeke dayalı ve 24.08.2006 ve 24.09.2006 keşide tarihli, iptale konu edilen hisse satışı ise 04.03.2006 tarihlidir. Bu hali ile tasarruf tarihinin borcun doğumu tarihinden önce olduğu görülmektedir. Nevarki davacı alacaklının borçlu ile aralarında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki nedeni ile verilen çeklerin keşide tarihinden önceki bir tarihte verildiği iddiası dikkate alındığında davacı ile davalı arasındaki ilişkinin kaynağının belirlenmesi bakımından davacının delillerinin toplanması ve değerlendirilmesi sonucunda borcun doğumunun tasarruf tarihinden önce olduğunun belirlenmesi halinde, İİK’nın 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılması ile ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.