Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12817 E. 2012/1728 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12817
KARAR NO : 2012/1728
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, ….İcra Müdürlüğü’nün 2008/9355 sayılı takip dosyasında müvekkilinin işyerinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, bu malların bir başka takip dosyasındaki 20.8.2008 tarihli ihaleden satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılması ile tazminat talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı adresinde yapıldığını, ödeme emrinin de bu adreste tebliğ edildiğini, mülkiyet karinesinin alacaklı lehine olup aksinin davacı 3.kişi tarafından ispat edilmesi gerektiğini, mahcuzların ihaleden satın alınmasının ise danışığa dayalı olduğunu savunarak davanın reddi ile tazminat talep etmiştir.
Davalı borçlu, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, haczedilen menkullerin ….İcra Müdürlüğü’nün 2008/3002 sayılı takip dosyasında 20.8.2008 tarihinde ihaleden satın alınan menkuller olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, davalı alacaklı kötüniyetli olduğundan mahcuzların değeri olan 738.115 TL üzerinden %15 kötüniyet tazminatının alacaklıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96.vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, 13.10.2008 tarihinde borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilen ticaret sicilinde kayıtlı adresinde yapılmıştır. İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. 3.kişi şirket, dava konusu malları borçlu hakkında devam eden bir başka takip dosyasındaki kesinleşen ihaleden 20.8.2008 tarihinde satın alıp 1.9.2008 tarihinde teslim aldığını iddia etmekte ise de 1.9.2008 tarihinde teslim aldığı mallar 13.10.2008 haciz tarihine kadar borçlunun kullanımında kalmıştır. Davacı 3.kişi, borçlu ile aynı alanda faaliyet göstermeleri nedeni ile borçlunun mali durumunu bilebilecek durumdadır. Davacının haciz tehdidi ile karşı karşıya kalınacağını bildiği halde borçluya ait malları ihaleden satın aldıktan sonra bunları borçlunun yedinde bırakması genel yaşam deneyim kuralları ile bağdaşmamaktadır. Bu durumda mülkiyet karinesi aksinin davacı tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edildiğinden söz edilemez.
Ayrıca davacının haciz adresindeki faaliyetine borçludan ve borcun doğumundan sonra başladığı, haciz adresinin dava dışı … Makina AŞ.’nden kiralandığı, … Makina AŞ.’nin ortakları ve faaliyet adresi ile borçlu şirket ortakları ve adresinin aynı olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu halde davacı 3.kişi ile borçlu şirket arasındaki ilişki, alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik örtülü işyeri devri niteliğinde olup İİK.nun 44.ve BK.nun 179.maddeleri gereğince işletmeyi (işyerini) devralan kişinin, işletmenin borçlarından sorumlu olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken oluşa ve dosya içeriği ile uygun düşmeyen gerekçelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 16.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.